Yağmur insan aklında türlü düşüncelere neden olur. Kimi neden? diye sorar kimi nasıl? diye. Kimi dini açıdan bakar kimi bilimsel açıdan. Bence yağmur içinde sanat, mesaj ve kutsallık barındırır.
Mesela yağmur yağdığı zaman heryere eşit yağar, bu bir mesajdır.
Yağmur kişinin duygu ve düşüncelerini bir anlığına değiştirebilir. Bazen huzur verir bazen melankoli, bazen uyuku getirir bazen uyandırır, bazen yarar sağlar bazen zarar verir.
Yağmur su döngüsüyle yeniden dirilişi , akıp gitmesiyle temizliği yada hayatı , akıntının bir yerde son bulup birikmesinler mahşeri ve yağmurun toprakla bütünleşip son bulmasıda ölümü hatırlatır bana.
Yağmurun yağdığı bulutların şekilsiz görüntülerine rağmen birazcık dikkatli bakınca aslında herşeye benzemesi size görmek istediklerinizi vermesi bir sanat değil de nedir.
"(Dileyin ki) üzerinize gökten bol bol yağmur indirsin. Nuh/11"
"Bu dünya, senden olmayanlarla hoştur. Onların sana verdiği ilimlerle, kıymetlerle, gönüllerle hoştur. Sadece senin gibiler değil, senden olmayanda çok yaşasın ki, sende yaşa.
Hele birde onun gözüyle gör şu fani dünyayı. Herkez beyaz olsa, o zaman beyazı fark edemezsin ki. Değil mi? Veyahut da siyah. Beyaz en güzel siyahta belli eder kendini. Beni ben yapan yegane şey, benden olmayandır. O yoksa, sende yoksun. Ne anlamın kalır ne rengin belli olur, ne de tadın..."
Hükümet kadın filminden / Aziz Veysel Nuroğlu