Uykusuz gözlerle sadece kelimelerin peşinden koştuk.
Onlar ise kitap yazdık sandılar...
Muhammed Dönmez / Okur - Yazar
Yıldızlar sana neyi hatırlatıyor?
Sanki bu büyük öfke, içimdeki kötülükleri söküp atmış, ümitleri boşaltmış gibi, birtakım işaretler ve yıldızlarla dolu bu gecenin karşısında, içimi ilk defa olarak dünyanın tatlı kayıtsızlığına açıyordum...
Onun bana bu kadar benzediğini, adeta bir kardeş gibi olduğunu hissedince, eskiden mutlu olduğumu, hatta şimdi de mutlu olmaya devam ettiğimi anladım...
- Yabancı
O anda ve gecenin sona ereceği o saatte, düdükler öttü. Bunlar, benim artık hiç aldırmadığım başka bir dünyaya doğru yola çıkıldığını haber veriyorlardı. Çok uzun zamandan beri ilk kez annemi düşündüm. Bir ömrün sonunda niçin
yeni baştan “nişanlandığını”, niçin yeniden başlama oyununu oynadığını anlar gibi oldum... Orada, hayatların sönmekte olduğu o bakımevinin etrafında da akşam, hüzünlü bir huzur ânı gibiydi... Ölüme o kadar yakınken
annem, orada kendini her şeyden azade (bağımsız, uzak, özgür) ve her şeyi yeniden yaşamaya hazır hissetmiş olmalıydı. Hiç kimsenin onun arkasından ağlamaya hakkı yoktu.
Ve ben de, kendimi her şeyi yeniden yaşamaya hazır hissettim...
- Yabancı
Gelseler.
Karşımda dursalar.
Gülümseseler.
Onlara, 'mutluyum' desem.
Desem, bir daha kederli göremezsiniz beni!
Bu denizin kıyısındaki çakıl taşlarını
Maviye boyamakla geçecek ömrüm...
Martılara ekmek atmakla,
Ve şiir yazmakla bir de…
- Burada Gömülüdür 1. Cilt