Muhammed Öğüt

Muhammed Öğüt
@Muhammedogut
Korkarım ben iflah olmaz bir realistim.
Spor Köşe Yazarı
Konya
9 Mayıs
688 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
9/10
·723 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2021 00:53
Ahmet Ümit’in okuduğum ilk eseri. İstanbul Hatırası, İstanbul’un ilk adı olan Byzantion döneminden günümüze kadar uzanan bir polisiye romanı. İstanbul’da yedi esrarengiz cinayet işlenir ve cesetler yedi farklı tarihi mekana bırakılır. Romanın ana karakteri başkomiser Nevzat’tır. Komiser Ali ve Zeynep, bulmacanın eksik parçalarını tamamlarken aralarındaki tatlı didişmelerle esere ayrı bir hava katmış. Ahmet Ümit, İstanbul’un geçmişten günümüze yapılan tarihi mekanları ve önemli kişileri kaleme alırken, İstanbul temasını esere çok güzel işlediğini düşünüyorum. Harika betimlemeleri sayesinde okuyucuyu sıkmadan gerilim dolu anlar yaşatıyor. Cinayetleri kim veya kimlerin işlediğini düşünürken aynı zamanda karakterlerin yaşadığı duygusal anları hissediyorsunuz. Adına şiirler yazılan İstanbul’un güzelim tarihini öğreniyorsunuz. Aşk, acı, ihanet, güven ve sadakatin yanında birçoğumuzun hakim olmadığı tarihi bilgileri tüm akıcılığıyla okura aktaran, insan ruhunu bir laboratuvar titizliğiyle analiz eden Ahmet Ümit’i tebrik ediyorum. “Ve yine biliyordum ki, katiller her zaman kötü insanların arasından çıkmazdı.” (s.144) alıntısıyla incelemeye son verirken kitabı bitirdiğimde tüylerim diken diken olmuştu. İstanbul’a iki kere gittim. Kitapta bahsedilen tarihi mekanların bazılarını ziyaret etme şansım olmuştu. Kitabı okuduktan sonra içimde inanılmaz derecede İstanbul’a gitme isteği uyandı. En kısa sürede tekrar gidip tarihi mekanları ziyaret edeceğim. İstanbul’a bu sefer kitabın bana hissettirdiği duygularla bakacağım. Satırları okurken zihninizde canlanan, telefonun çaldığı her an heyecanlandıran sonrasında neler olacak diye meraklandıran muhteşem bir eser. Mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. İyi okumalar
İstanbul Hatırası (Midi Boy)Ahmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bugün Cuma, Albay'a mektup var mı?
8/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 34. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2021 00:24
Gabriel Garcia Marquez'in okuduğum ikinci eseridir. Marquez bu eserinde umut, sevgi, beklenti duygularını işlerken yoksulluğu ve insanların hayata tutunuş çabalarını sade bir dille anlatır. !--! Dikkat Spoiler İçerir !--! Uzun yıllar ülkesi için hizmet eden Albay, dönemin hükümeti tarafından alınan kararla emekliliğe ayrılır ve emekli maaşı almaya hak kazanır. Alınan bu kararın üzerinden seneler geçmesine rağmen Albay maaşını alamaz. Bunun üstüne Albay yasal süreç başlatır, haber beklemeye başlar ve her hafta Cuma günü kasabaya gemiyle gelen postacının yolunu gözler. Postacı her hafta gelmesine rağmen Albay’ın beklediği mektup gelmez. Albay yine de yılmaz ve beklemeye devam eder. Bu bekleyişle beraber artan yoksulluk en büyük destekçisi olan hasta karısını ve ölen oğlundan artakalan horozu doyurmak zorlaşır. Borçlanmaya da başlarlar. Kasabada horoz dövüşleri oldukça meşhurdur ve bu horoz da kasabanın en iyi horozu olduğu için yoğun ilgi görmektedir. Albay horoz dövüşlerinden gelebilecek olan parayı düşündükçe rahatlar ama bir süre sonra bundan vazgeçer. Artan yoksulluk ve gittikçe kötüleşen karısı Albay’a tek çarenin oğlundan miras kalan horozu satmak olduğunu söyler. Horozu satmayı birkaç kere denedikten sonra hem oğlunun emaneti olduğu için hem de kasaba tarafından çok sevildiği için satmaktan vazgeçer. Albaya Mektup Yok, yazarın en uzun öyküsü olmakla birlikte, 1982 Nobel ödülünün zeminini hazırlayan bir başyapıttır. Öykünün sonunda ne olacağını büyük bir merakla beklerken benim için hüsran dolu bir son oldu. Yeni bölümü yayınlanacak dizi gibi ucu açık bir son beklemiyordum. Marquez'in bu öyküyü farklı bir eserinde devam ettirip ettirmediğini bilmiyorum ama devam ettirdiğini umuyorum. Herkese tavsiye ediyorum. İyi okumalar
Edebiyat
Albaya Mektup YokGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202010,3bin okunma
9/10
·56 syf.··
Beğendi
·
2021 31. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2021 02:17
Halil Cibran'ın okuduğum ikinci eseri. İlk olarak Ermiş'i okumuş ve çok etkilenmiştim. Ermişin Bahçesi için onun devamı niteliğinde diyebiliriz. Başkahramanımız El Mustafa'nın seneler süren yolculuktan sonra anne babasının gömülü olduğu bahçeye geri dönüşünü, müritleriyle bir araya gelince onlara: varlığı, tanrıyı, insanlığı, hayatı ve birçok kavramı aktardığı hoş sohbetlere konuk oluyoruz. İlk eser kadar etkilenmesem de sevdiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Halil Cibran; kitaplarında hayata, insanlığa dair görüşlerini bizlere aktarırken ders niteliğinde mistikleriyle yaşamımıza dokunmaya çalışıyor. Kitabın kısa olması ve şık kapak tasarımı insanları büyülerken içinde geçen diyalogların okuyucuyu, yazara hayran bırakacağını düşünüyorum. Okuduğum bütün satırlar beni derinden etkiledi. Eseri okurken kelimeler arasında huzura eriştiğimi ve rahatladığımı hissettim. İlerleyen zamanlarda tekrar okumayı düşünüyorum. Çünkü her defasında yeni bir ders çıkarabileceğiniz kaliteli bir eser. Yazarımızın dili oldukça akıcı ve sade, bu da saatler içinde kitabın sonuna gelmeniz demek. Sonuna geldiğimde küçük bi burukluk hissettim. Herkes tarafından okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar
Edebiyat
Ermişin BahçesiHalil Cibran · İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,6bin okunma
8/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2021 19:17
Doktor Gulliver'ın deniz seyahatlerinde başına gelen talihsizlikler sonucu dört farklı diyara konuk oluyoruz. İlk bölümde cüceler, ikinci bölümde devler, üçüncü bölümde üst insanlar, son bölümde de atlar yer almaktadır. Eserde başkahramanımız bizi sürekli maceradan maceraya götürüyor. Bu yolculuklar sayesinde dönemin yozlaşmış sistemini siyasal, dinsel ve bilimsel yönlerden eleştirdiğini, 18. yy İngiltere'sindeki olaylara göndermeler yaptığını söyleyebiliriz. Dördüncü bölümde bahsettiği konular insanı düşünmeye sevk ederken benim de en çok etkilendiğim bölüm oldu. Gulliver'ın yolculuğu sona erdiğinde artık insanlardan nefret eden bir kişi haline geliyor. Ailesi başta olmak üzere kendini herkesten soyutluyor. Yaşadıklarından dolayı insanlığa dair hiçbir umudu kalmıyor. Yüzyıllar geçmesine rağmen yazarın kaleme aldığı durumların günümüzde hala devam ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Eserde vermek istediği mesajlar çok güzel ama ne yazık ki anlatım tarzı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Okurken zaman zaman sıkıldım. Her şeye rağmen okunması gereken bir kitap, herkese tavsiye ederim. İyi okumalar
Edebiyat
Gulliver’in GezileriJonathan Swift · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20248,5bin okunma
8/10
·88 syf.··
2021 27. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2021 23:55
16. yüzyılda İspanya'da gerçekleşen savaşın getirdiği ekonomik çöküntü ve saraylarda sıkça düzenlenen baloların harcamalarını gidermek için sürekli artan vergiden asiller ve kilise mensupları muaf tutulurken bütün harcamalar yoksul halkın sırtına yüklenmekteydi. Pikaresk roman adı verilen anlatı türünün ilk örneğidir. Roman çıktıktan sonra engizisyon mahkemeleri tarafından kara listeye alınarak ülkede yasaklanmış kısa süre sonra Kral II. Felipe'nin emriyle sansürlenerek satışa tekrar sunulmuştur. Alt sınıfa mensup Lázaro, savaşta babasını kaybettikten sonra annesiyle yapayalnız kalır. Yoksulluğun kol gezdiği dönemlerde annesi çocuğunun kaliteli bir yaşama sahip olabilmesi için hayatına yeni birini alır. Kısa süre sonra üvey babasının yaptığı hatadan dolayı tekraren öksüz kalır. Yaşadıkları yoksulluk yetmezmiş gibi bir de üvey babasından olan küçük kardeşinin doğumu sefaletlerini artırır. Lázaro annesinin yanından ayrılarak kendisine yeni efendiler aramaya başlar. Hayatta kalma mücadelesi veren kahramanımız bu süreçte dilenci, asil ve kilise mensuplarının yanında çalışmaya başlar. Çocukluktan yetişkinlik dönemine kadar efendilerinden gördüklerini anlatan Lázaro, şahit olduğu sahtekarlıkları, cimrilikleri, kibirleri, kurnazlıkları vb. bütün gerçekliğiyle yazıya döker. Eser yazarının anonim olmasının sebebi engizisyon mahkemelerinin sert tutumu yüzündendir. Tormesli Lazarillo'nun yazıldığı dönem düşünülünce dilinin akıcı olması beni şaşırttı. Eseri bitirdiğimde efendilerin davranışlarını tahlil edince günümüzde benzer taktikle insanların sömürüldüğünü görüyorum. Eser az okunmuş olsa da rakama takılmadan herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum. İyi okumalar
Edebiyat
Tormesli LazarilloAnonim · Can Yayınları · 20151,773 okunma