Bir grup çocuğun ıssız bir adaya düşmesiyle başlayan bu hikâye, masumiyetin değil, insan doğasının en karanlık yüzlerinin hikâyesi.
Benim için bu kitap:
İnsanın fıtratının değişmeyeceğini, iyi ya da kötü oluşun doğuştan geldiğini bir kez daha düşündürdü.
Çevre bir yere kadar etkiler… Ama günün sonunda insan, ne ise odur.
Toplumdan uzak kalınca kurallar silinir, maskeler düşer, roller bozulur.
Ve içimizdeki “gerçek” biz açığa çıkar.
Bu yüzden Sineklerin Tanrısı, bir çocuk kitabı değil.
Bu kitap, büyüyen ama insan kalmayı başaramayanlar üzerine bir uyarı.