Merhaba kitap severler,
Öncelikle Kalp Ağrısı, Halide Edip Adıvar’ın okuduğum ilk romanı. Akıcı bir dili var; öyle ki hızlıca okuyup iki günde bitirdim. Okurken kendimi adeta bir aşk dizisi izliyormuş gibi hissettim. Çünkü roman, klasik bir aşk üçgenini konu alıyor. Ancak sıradan bir hikâyeyi Halide Edip’in kaleminden okumak, onu adeta bir şahesere dönüştürmüş.
Özellikle karakterlerin iç dünyalarını yansıtma biçimi ve dönemin sosyal özelliklerini aktarma başarısı dikkat çekici. Yayınlandığı dönemin üzerinden neredeyse 100 yıl geçmiş olduğu için, günümüz Türkçesinde kullanılmayan bazı kelimeler var; bu da yer yer cümle bütünlüğünü zorlaştırabiliyor. Ama çok rahatsız edici düzeyde değil.
Kitabı bitirdiğinizde gözlerinizin dolması çok doğal; çünkü kavuşulamamış bir aşk hikayesiyle karşı karşıyayız. Ancak bu, diğer aşk hikayelerine hiç benzemiyor.
Bir kadın düşünün; en yakın arkadaşı için kendi aşkından vazgeçiyor...
Bir adam düşünün; âşık olduğu kadına bir nefes kadar yakın ama bir ömür kadar uzak...
Zeyno, Hasan, Azize ve en masum olan Saffet ana karakterler. Yan karakter olarak Zeyno’nun babası ve –spoiler olmasın diye sadece– Muhsin Bey’den de bahsetmek gerek.
Anlatımı çok samimi ve gerçekçiydi. Karakterleri öyle içselleştirdim ki, sanki onlarla karşılıklı konuşuyormuşum gibi hissettim. Gönül rahatlığıyla okuyabileceğiniz, duygu dolu bir roman.
Ne diyebilirim ki...
Tek kelimeyle bayıldım.
Ve gerçekten de, “Kalp Ağrısı” bu romana verilebilecek en doğru isim olmuş.