"Hem safdil kadın, hem de içgüdüleri zedelenmiş kadın için tedavi aynıdır: Sezgilerinizi ,içsel sesinizi dinleme alıştırması yapın; sorular sorun; merak edin; gördüklerinize bakın; duyduklarınıza kulak verin; sonra da doğru bildiğiniz şeye göre davranın. Bu içgüdüsel güçler ruhunuza doğuştan kazınmıştır. Yılların külü ve artığıyla örtülmüş olsalar bile, bu, dünyanın sonu değildir, çünkü yıkanıp temizlenmeleri mümkündür. Bir parça temizlik, fazlalıkları atma ve pratik yapmakla algılayıcı güçlerinize tekrar asıl hallerini kazandırabilirsiniz."
"İçgüdüsel doğası güçlü olduğu zaman, bir kadın içsel yok ediciydi, kokusundan,görünüşünden,sesinden yola çıkarak sezgisel olarak tanır... varlığını sezer,yaklaştığını duyar ve ondan uzaklaşmak için tedbirler alır. İçgüdüleri zedelenmiş kadın ise, daha geldiğini bile anlamadan yok ediciyi tepesinde bulur, çünkü işitmesi,kavrayışı ve anlayışı zayıflamıştır. Bunun nedeni esas olarak onu nazik ve terbiyeli olmaya özellikle de yaşadığı istismarı fark etmemeye teşvik eden içsel tasarımlardır."
"Kimi zaman bazı ilişkileri sınırlamak ya da azaltmak gereklidir, çünkü bir kadının dış dünyası derin hayatına ters düşen ya da ona karşı özensiz davranan kişilerce çevriliyse, içsel yok edicisi bundan beslenmekle kalmaz, psişesi içinde yeni ve fazladan kasların yanı sıra, ona yönelik daha yoğun bir saldırganlık da geliştirir."
"Bir kadın kendi psişesinin yok edicidini fark edecek şekilde çalışır ve elbette onun varlığını kabullenip gereken savaşımı da verirse yok edici psişede çok daha soyutlanmış ve göze çarpmayan bir yere sürgüne gider. Ama eğer yok edici görmezden gelinirse, kadını sonsuza kadar susturma arzusunun da eşlik ettiği, giderek çoğalan derin bir nefret ve kıskançlık duyar."