"Yaşadıkları şimdiki zamana karşı sabırsız, geçmişlerine düşman ve gelecekten yoksun halde, insana dair bir adalet ya da nefret duygusunun parmaklıklar arkasında yaşamaya mahkum ettiği kişilere benziyorsun biz de."
"Böylece bu uçurumların ve tepelerin tam ortasına düşmüş, yaşamaktan çok yönü belli olmayan günlere ve kuru anılara kendilerini bırakmışlardı, acılarının toprağında kök salmayı kabul etmeden gücünü toplayamayacak başıboş gölgeler gibi sürüklenip gidiyorlardı."