Zihnimin sokaklarında dolaştığım anların izleri, beyazlardır aynada. Her biri, suskunluğun izleri… Sanmayın yılların ışığıdır düşen saçlarıma, her pişmanlık, her “keşke” dokunmuş birer birer tellerime. Akıp giden zamandı sadece, ben gönül sokağımdan gidemedim bir adım öte.
Çıkar her gece bu kirli kaldırımların sonu cevapsız sorulara.
Anladım, insanın yokmuş ihtiyacı düşmana; bir yalnızlık, bir geceler, bir de anılar yetermiş uykularını kaçırmaya.
Kaçıp gittiğim her tenhalıkta buldum kendimi zihnimin kalabalıklarında.
Biliyorum, kendimle bitmedi kavgam hâlâ.
Sustukça çoğaldım, gittikçe yenildim, her yalnızlıkta anılarla düğümlendim.
Anladım, biliyorum artık; bir yalnızlık, bir geceler, bir de anılar yetermiş insana.
Beni, bana değil; artık sorun hâtıralara.
Geçmediyse benliğin - bir kez olsun- bu kaldırımlardan, üzgünüm; anlayamazsın beni...
Zihnimin sokaklarında dolaştığım anların izleri, beyazlardır aynada. Her biri, suskunluğun izleri… Sanmayın yılların ışığıdır düşen saçlarıma, her pişmanlık, her “keşke” dokunmuş birer birer tellerime. Akıp giden zamandı sadece, ben gönül sokağımdan gidemedim bir adım öte.
Çıkar her gece bu kirli kaldırımların sonu cevapsız sorulara.
Anladım, insanın yokmuş ihtiyacı düşmana; bir yalnızlık, bir geceler, bir de anılar yetermiş uykularını kaçırmaya.
Kaçıp gittiğim her tenhalıkta buldum kendimi zihnimin kalabalıklarında.
Biliyorum, kendimle bitmedi kavgam hâlâ.
Sustukça çoğaldım, gittikçe yenildim, her yalnızlıkta anılarla düğümlendim.
Anladım, biliyorum artık; bir yalnızlık, bir geceler, bir de anılar yetermiş insana.
Beni, bana değil; artık sorun hâtıralara.
Geçmediyse benliğin - bir kez olsun- bu kaldırımlardan, üzgünüm; anlayamazsın beni...
İçimde bir şey kırıldı.
Adı yok, sesi yok…
Yankılanan bir boşluk ve yanık bir sessizlik kaldı geriye.
Ötesi yok…
Berisi yok…
Yazmak anlamsızmış…
Bir kelimenin bile hatırı olmazmış bazen!
Eli titremezmiş insanın,
Silinip gidermiş sözcükler…
Söz…
(…..)
Bitti…
Bir iç döküşün son dizesi;
Bıraktım elimden kalemi!
Bir demet Yasemen
Ekim-2025