Aşık Ozan

Aşık Ozan
@Mukann
Çevrim içi notlar...

Aşık Ozan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·288 syf.··
2020 19. kitabı
Lars Morris
8/10 · 78 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Erkeklerin Hayalleri Kadınların Planları Vardır
Puan vermedi·400 syf.··
2020 18. kitabı
Halit Ziya’nın en önemli eseri Aşk-ı Memnu kabul edilse de bence sadece Halit Ziya’nın değil tüm Türk edebiyatının en güzel romanı Mai ve Siyah’tır. Halit Ziya’nın roman boyunca devrinin yayın dünyasını tasvir ettiği söylenir. Doğrudur da. Ancak okuyucuya vermek istediği mesaj bence çok farklıdır. Kendimce bunlara dikkat çekeceğim. Ahmet Cemil “mai” bir İstanbul akşamında kaleme alacağı eseriyle maddi olanaklara kavuşup, oldukça da zengin olan arkadaşının kızkardeşi Lamia ile evlenmeyi hayal eder.Ancak romana ismini veren diğer renk “siyah” bir gecede kaderinin karanlığında kaybolup gidecektir. Lamia bir subayla evlenmiş, eseri beğenilmemiş Ahmet Cemil kurduğu romantik dünyadan çıkmak zorunda kalmıştır. Küçüklüğümüzden beri annelerimiz, ablalarımız, diziler, filmler kadınların romantik, erkeklerinse güçlü olduğunu bilinçaltımıza işlerler. Oysa romanda Lamia gerçek hayata dönükken Ahmet Cemil hayalleriyle yaşar. Erkekler güçlüdür algısına yazar tarafından bir karşı çıkmadır bu. Toz pembe hayallerini gerçekleştirmek için uğraşan Ahmet Cemil hayatın acımasızlığıyla vurgun yiyecektir. Hayal ettiği hiçbir şey gerçekleşmemiş, İstanbul’dan ayrılırken bile hayallere dalmıştır. İntihar hayallerine...Onu bu hayalden çıkaran da yine bir kadın olmuştur: annesi.”Cemil, niçin karanlıkta yalnız oturuyorsun? Halit Ziya’nın da roman boyunca göstermek istediği buydu bence. Yoksa İstanbul’daki yayın hayatı bizi neden ilgilendirsin?
1000Kitap
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 201834,8bin okunma
S.Ali ve Fikir Dünyamız
Puan vermedi·198 syf.··
2020 17. kitabı
Tolstoy, Dostoyevski, Gogol okuduğumda Rus köylüsünün cahilliği ve kabalığı karşısında hayretler içinde kalıyorum. Bizden uzak bir toplum oldukları için sahip oldukları bu niteliklerin onlara has olduğu gibi bir yanlış izlenime kapılıyorum. Halbuki eğitimsiz bırakılan her toplumun bu durumda olması mantıken düşünüldüğünde oldukça olasıdır.Ancak karşılaşılmadığında mantığımızı bu yönde işletmek de zorlandığımız bir nokta oluyor. Sabahattin Ali gerek konulara yaklaşımı gerekse üslubu açısından bakıldığında bir Tolstoy bir Dostoyevski gibidir. Halkının içinde bulunduğu durumu tüm çıplaklığıyla yüzümüze vururken üslubuyla da içimize işliyor. Bizim toplumumuzdan uzakmış gibi görünen ahlaki zaafların nasıl da insani bir zaaf olduklarını gösteriyor. Biz deyip böbürlenmek hatadır. Eğitimsiz, fakir, korunmasız halklar aynı süreci yaşarlar. Bunun Türk’ü Rus’u İngiliz’i olmaz. Gerçek milliyetçilik de bu gerçeği idrak edip halkının bu kötü yönlerini düzeltmekle olur. Sabahattin Ali’nin bence fikri yönümüze kattığı en büyük katkı budur. Siyasetçiler gibi demogoji yapmak hiç kimsenin faydasına değilidir. Sabahattin Ali okurken de onu yargılarken de bunu göz önünde bulundurmalıyız.
Edebiyat
Kağnı - Ses (Cep Boy)Sabahattin Ali · 20192,624 okunma