Aşık Ozan

Aşık Ozan
@Mukann
Çevrim içi notlar...
Kişisel Gelişim mi Kişisel Değişim mi?
Puan vermedi·256 syf.··
2021 2. kitabı
Normalde böyle kişisel gelişim tarzı kitaplara ilgi duymam. Okul kütüphanemizin zenginleştirilmesi için öğretmen arkadaşlardan istediğimiz öneri kitaplardan biriydi. Okumadığım bir kitabı öğrencilerime öneremeyeceğim için önyargıyla da olsa okudum. Ama değerlendirmemi önyargısız yapmaya çalışacağım. Bazen hayat insanı öyle bir duruma sokar ki etrafınızdaki herkes son derece mantıklı konuşur. Onları eleştirecek bir şey bulamazsınız yalnız onları anlayamazsınız da. Her şeyi kendiniz zaten biliyormuşsunuz, onlar anlayamıyormuş gibi gelir. Ta ki bir yolunu bulup içinde bulunduğunuz duruma dışarıdan bakarsanız aslında hiçbir şey bilmediğinizi anlarsınız. Aslında kişisel gelişim kitapları da öyledir. Dışarıdan bakmadan onlar da mantıksız, laf kalabalığı gibi gelir. Ama o aurayı yırtıp dışarı çıktığınızda aslında orada söylenenlerin son derece doğru olduğunu anlarsınız. 1984 ve Hayvan Çiftliği’ni okumadan da etrafta dolaşan ideolojilere karşı bir fikrim vardı elbette. Ama etrafımı bir bütün olarak resmettikleri için bende bir aydınlanmaya yol açtılar. Aslında farklı olan pek bir şey yoktu bu kitaplarda. Sadece derleyip toparlayıp tüm gerçekleri yüzüme vurdular. Bu kitap da biraz böyle gibi işte. Çevrenizdeki bazı insanlarda bir sorun olduğunu ve hatta kendinizde de problemler bulunabileceğini hissedersiniz. Ancak bir büyü içindeymişcesine ayırt etmeniz gerekecektir. Bu kitapta da öyle bir durum yaşadım. İnsanların çocukluğunda yaşadıkları elbetteki hayatlarındaki seçimleri etkilemektedir. Bunu herkes bilir ama bir örnek vermek, bir tanıdığını bu yönle değerlendirmek aklınıza gelmez. Örneksiz bir bilgi yığını gibidir yani bildiğiniz şeyler. Size, sizin yüzünüze bir örnek çarpılmalıdır. Evet çarpılmalıdır ki zaten bildiğiniz şeyin ayırdına varabilin. Hayali karakter
Psikoloji
Hayat Cesurlara Torpil GeçerBircan Yıldırım · Destek Yayınları · 20183,750 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Toplumsal Devrimden Bireysel Devrime...
Puan vermedi·272 syf.··
2021 1. kitabı
Fransız İhtilali en çok ilgimi çeken tarihi olaylardan biridir. Daha önce İhtilal’e siyasetteki birinin gözünden Zweig’ın Fouche biyografisi ile; sarayın içinden birinin, Marie Antoinette’nin gözünden yine Zweig’ın yazdığı biyografisi ile bakma fırsatım olmuştu. Devrim’e bir de halk nazarından bakmak için İki Şehrin Hikayesi’ne bakmak gerekli. Eserde anlatılan hikayeden daha önemli olan arka plandaki halkın düşüncesini öğrenmekti benim için. Yıllarca ezilmişliğin, fakirliğin, aşağılanmanın sonucunda güç el değiştirdiğinde zalimliğin de el değiştirdiğini görmek insanın psikolojik özelliklerinin değişmezliğini akla getiriyor. Bireysel olarak insanı ele alırsak insanın da hayatında devrimler olur. Duyguları en büyük güçtür. O duygulardan bir tanesi güçlendiğinde hayatının devrimi gelmiş demektir. Ve bu gerçekleştiğinde ilkel yanları kendini göstermeye başlar. Sözgelimi büyük bir sevgi ya da büyük bir acı yaşamaya başladığında hiçbir şeyi tarafsız olarak değerlendiremez mesela. Bu durumdan çıktığında anlar “Yapmam!” dediği şeyleri nasıl da kolaylıkla yapıvermiştir. Şaşar kendine. Kendini bile tanıyamamış olduğundan boşluğa düşer. Bambaşka biri olmuştur artık. Bireysel olarak yaşadığımız veya yaşayacağımız bu büyük değişimleri fark etmemi sağladı, Fransız Devrimi ile alakalı okumalarım. İster kalabalık bir toplum ister tek başına bir birey olsun kendi devrimlerinde büyük değişimler onları bekler. Ve bize düşen görev o değişimi kendimize iyi gelecek şekilde becerebilmemizdir. Kendi devrimimize hazırlıklı olmak ümidiyle...
1000Kitap
İki Şehrin HikayesiCharles Dickens · Altınpost Yayıncılık · 201876,6bin okunma

Aşık Ozan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·272 syf.··
2021 1. kitabı
Charles Dickens
8.5/10 · 76,6bin okunma
Bir Başkahramana Sitemimdir!
Puan vermedi·652 syf.··
2020 20. kitabı
Yazarlar her ne kadar başkahramanları kötü de olsa onları öyle betimlerler ki okuyucu olarak onlara hak vermemek elimizde olmaz. Ancak çok kızdığım, roman boyunca kendilerini tanırken nefret ettiğim iki karakter oldu şimdiye kadar: Orwell’ın Aspidistra’sının Gordon’u ile Stendhal’ın Kırmızı ve Siyah’ının Julien’i. Gordon en sonunda kendisi için mücadele eden Rosemary’yi dinlemeye başladı ve bir nebze de olsa kendisini affettirdi bana. Peki ya Julien? Ah Julien ah! Kerestecinin oğlu olarak dünyaya gelen Julien eğitimi sayesinde soyluların evlerine girebilmiştir. Ancak yükselme hırsı ile soyluların yaşamlarının yapmacıklığı onu hep büyük sorgulamalara iter. Rüyasından uyandıran iki kişi vardır: Madam de Renal ile Mathilde. Madam Renal ile aşkı Madam Bovary, Anna Karenina gibi klasik eserleri akla getirir. Mathilde ile olan aşkı bence günümüzün kopyasıdır. “Kaçan kovalanır” anlayışı, birbirlerini kıskandırma ve görmezden gelme oyunları ile başlar. Bu kısmı okurken bir klasiğin zamana ve mekana meydan okuyan yönünü görürüz. Julien çok hırslıdır. Ve aslında ne yapacağını da bilmemektedir. Anlık kararlar alır ve bunun kesin doğru olduğuna inanır. Tam artık aklı başına geliyor denileceği zaman bambaşka bir yol tutuyor. Beni kızdırdığı nokta buydu Julien’in. Zekasına, hırsına hayran olmakla birlikte bu özelliği herkesi ve her şeyi mahvetmesine yol açtı. Gordon kendini Rosemary’ye bırakmıştı. Julien kendini cellada bıraktı.
1000Kitap
Kırmızı ve SiyahStendhal · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202212,7bin okunma

Aşık Ozan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·652 syf.··
2020 20. kitabı
Stendhal
8/10 · 12,7bin okunma