Aşık Ozan

Aşık Ozan
@Mukann
Çevrim içi notlar...
Para Vermeden Sahip Olduğun Şey Değersiz midir?
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2019 3. kitabı
Türk milletinin garip bir özelliği var zannediyorum. Tarih boyunca sahip olduğu haklara yoğun halk kitlelerinin isyana varan istekleriyle değil de kendilerine ikram edilmesiyle sahip olmuşlardır. Tanzimat’ta Jön Türkler’in çalışmaları halkın isteğinin dışında gerçekleşmiş ve birtakım haklar elde edilmiş. Kurtuluş Savaşı’nda Atatürk ve silah arkadaşlarının ilk yaptıkları iş neredeyse halkı bağımsızlığa inandırmak olmuş. Nihayetinde halktan hiçbir talep olmamasına rağmen demokrasi ve cumhuriyeti hediye etmişler. Avrupa tarihine baktığımızda talep eden hep halk olmuştur. Örneğin Sanayi Devrimi sonrası elde edilen haklar kanlı gösteriler sonucunda gerçekleşmiştir. Zaten tarafsız bir gözle bakıldığında bizde ve Avrupa’da sendikal faliyetlerin işleyişi arasındaki fark görülebilir. Burada milletimizi kötülemek istemiyorum, sadece durum tespiti yaparak acaba neden elimizdeki haklarımızı korumak noktasında sessiz kaldığımızı anlamaya çalışıyorum. Haklarımızı biz zorla alalım veyahut bize hediye edilmiş olsun, fark etmez, eğer onları korumak noktasında ısrarcı olmazsak Hayvan Çiftliği’nin sonunda yaşayanlardan farklı bir son bizi beklemez. Eserin bende uyandırdığı temel düşünce bu oldu. Aslında okurken de bir yerde yanlış bir şeylerin olduğu anlaşılıyor. Ama yine de “Ne olacak acaba?” demekten kendimizi alamıyoruz. Son sürpriz bir son olmuyor da. Değişen sadece güç sahipleri oluyor. Eser bize kuru bir sosyalizm eleştirisi yapmıyor. Bir ders veriyor. Haklarımızı savunmazsak ne olacağını hatırlatıyor.
Edebiyat
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2016296,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Afganistan Üzerine
Puan vermedi·375 syf.··
2021 4. kitabı
Bir kitabın olay örgüsüne bakmak bir filin sadece hortumuna bakıp gerisini hayalinde canlandırmaya benzer. Bir fikir verebilir belki ama asıl önemli olan arka planı görmemize imkan tanımaz. O yüzden inceleme yaparken anlatılanlardan daha çok kitabın fikrine dair yakaladıklarımı yazmaya çalışıyorum. Afganistan... Oldukça dağlık, merkezi bir yönetimin olmadığı, değişik etnik kökene ve kültüre bağlı insanların coğrafyası... Bu eserde benim dikkatimi çeken birkaç kişinin yaşadığı olaylardan daha çok geniş insan topluluklarının birbirine bakış açıları ve davranışları oldu. Peştunlar ile Hazaralar örneğin. Kendilerini o toprakların sahibi gören Peştunlar ile ezilmiş veya öyle hisseden Hazaralar... Eser boyunca aralarındaki çekişme gözler önüne seriliyor. Tuğlalar arasındaki harç alındığında harabeler ortaya çıkıyor. Ve artık geri dönülemez bir noktada hapsoluyor insanlar. Ülkemizde bunun direkt karşılığı yok. Ancak pamuk ipliğine bağlı birçok benzer durumun da olduğu bir gerçek. Bu noktada bize düşen hem birey hem de toplum olarak şapkamızı önümüze koyup düşünmek. Etnik köken veya din ve hatta mezhep farklılıklarını kaşıyanların amacı ve hedefi ne olabilir, düşünmeliyiz. Bazı şeyler “aman” deyip geçilecek kadar basit değil. İnsanın çocuğuna bırakacağı mal değil sağlam bir toplum olmalıdır. Bu elbette sadece birkaç kişinin gayretiyle olacak şey değil. Kolektif bir bilinç gerekli.
Edebiyat
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,4bin okunma

Aşık Ozan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·375 syf.··
2021 4. kitabı
Khaled Hosseini
9.2/10 · 192,4bin okunma
Macbeth’ler ve Biz
Puan vermedi·154 syf.··
2021 3. kitabı
Hırs, ihanet ve pişmanlık... Öldürücü bir hastalık gibi bulaşan ve insanı yavaş yavaş tüketip yok eden üç keskin duygu... Eser boyunca bu üç duygunun insanda yaptığı tahribatı M acbeth ile karısı üzerinden görüyoruz. İdeolojileri sadece kötülemeyi pek sağlıklı bulmam. Çünkü ileri sürülen her ideolojinin çıkış noktası insanlara daha iyi bir hayat sunma hedefinden çıkmıştır diyebiliriz. Ancak bu eleştirilemez, iyi veya kötü yönlerinin açıklanamaz olduğunu göstermez. “Her şey zıddıyla kaimdir.” sözünü çok severim. Her şeyin en basit özetiymiş gibi gelir bana. Beyaz siyahla anlam kazandığı gibi her iyilikte de kötülük vardır, her kötülükte de iyilik. Bunu biraz açmak istiyorum. Örneğin ihtiyaç sahibine yardım edildiğinde insanın egosunun okşanması aslında bir kötülük değil midir? Veya onu hep yardım almaya teşvik etmiş olmuyor muyuz bir yerde? Evet, bunu herkes kabul etmeyebilir belki ama reddetmek de pek olası değildir. Felsefi olarak daha derine inmeden demek istediğime geliyorum. Kapitalizm günümüzün en vazgeçilmez ideolojisi oldu. İnsana daha iyi şartlar sunmak istemesi en iyi tarafı. Ancak bir yerden sonra artık insanda doyumsuzluk oluşturması da en kötü yönü. En basitinden hiç ihtiyacımız olmayacak şeyleri de gözümüze sokuyorlar artık. Geçen gün uzaktan kumandalı ampül aldım örneğin. Alırken heyecanlandım. Bir iki gün kullandım. Şimdi ise benim için bir anlam ifade etmiyor. Bu basit bir örnek ama düşününce insanların aslında ihtiyacı olmayan ne çok şey için mücadele ettiğini herkes görüyordur. İnsanın imkanları da ömrü de sınırlı. Bunun için herkesin amacı şu sınırlı imkanları dahilinde en iyi yaşama ulaşabilmek. Bazen arkadaşına özeniyor, bazen sosyal medyada şahit olduğu ilizyondan farkı olmayan hayatlara. Hep daha iyisini hep daha yenisini istiyor. Bunun adı
Edebiyat
MacbethWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202529,5bin okunma