Düşünür ne yapar?
Düşünmek bizim insan olarak en önemli vasfımız değil mi? Etrafımızdaki herkes düşünür, düşünmeden yaşayamaz. E o halde birtakım insanları ayrı tutarak ‘düşünür’ sıfatını vermemizin sebebi nedir?
Evet, herkes düşünür ama kendi için düşünür. Daha çok kazanmamın nasıl olacağını düşünür, eşini, çocuğunu düşünür. İşyerindeki problemleri düşünür. Hepsinde amacı en iyiye en güzele kavuşabilmektir. Özünde bencilce düşünür. Çocuğu hoşuna gitmeyen bir şey yaptığında “Bu bize bakmaz!” der. Eşi hoşuna gitmediğinde “Kurtulmak(!)” ister. İşyerinde sorunlar hep onun aleyhinedir zaten. Düşünceleri hep kendinden, başlar kendinde biter. Savaşta ölenler için “yazık” der, dilenci gördüğünde “Allah yardımcısı olsun” der, haksızlığa uğrayan kendisiyse en büyük adil o olur. O hafta sonu evden çıkmayıp bunları görmediğinde aklına bile gelmez. Yiyeceği yemeği, izleyeceği diziyi düşünür.
Peki bir düşünür ne yapar? Kendisiyle alakası bile olmayan sorunları düşünür. Düşünmekle kalmaz, her sorun alakası bile olmasa onun sorunuymuş gibi çile çeker. Her soruna kendince bir çözüm bulur. O çözümün nihayi olmadığını bilir, ısrar etmez. O çözümü gerçekleştirmek için oturduğu yerden kalkıp mücadele eder. Her şeyden önce o çözümlere uygun şekilde yaşar. Son model Mercedes’le vaaz vermeye gidenlerden en büyük farkı da aslında budur. Demogoji yapmaz. Hak ne ise hak gördüğüne inanır ve uygular. Ve genellikle acınacak bir halde hayata veda eder. Çevresince anlaşılamaz, hakaretlere uğrar, işkencelere maruz kalır. Çünkü tüm insanlık düşünür değildir, kendine düşünürdür.
Halil Cibran böyle bir isim işte. Başınıza gelmeden düşünmeyeceğimiz şeyleri koyar önümüze. Sen de ben de her zaman kendimizi düşünmek istemiyor, bencilliğimizden sıyrılmak istiyorsak onu okumalıyız.