Aşık Ozan

Aşık Ozan
@Mukann
Çevrim içi notlar...
90 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı

Aşık Ozan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.··
2022 15. kitabı
Wilhelm Reich
8.1/10 · 15,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eleştiri Değil Durum Tespiti!
Puan vermedi·160 syf.··
2022 14. kitabı
Defalarca rast gelmişsinizdir, bir tanıdığınız bir evlenmeye karar verdiğinde eşiyle alakalı sorulan ilk sorular oldukça klasiktir. En çok merak edilen şeylerin başında iş gelir. ‘Ne kadar malı var?’ şeklinde sormak hicap duyulacak şey olduğunu hissettiğinden soru böyle değil de işiyle ilgili olur. Çünkü oturduğu kafenin, yemek yediği lokantanın, kullandığı taksinin ortalama kazancını çıkarmak milli bir hobi olduğu için yapışan işle de insanımız ortalama mal varlığını çıkarıverir. Zaten eşin işi beğenilmezse de şuradan, buradan ek geliri var diye hemen ekleme yapılarak vaziyet kurtarılmaya çalışılır. Öyleki artık insanlar nereli olduğundan bile ortalama mal varlığı çıkarabilecek yeteneği kazanabilmiştir. Bedava dağıtılıyormuş gibi zannettiği için normal şartlarda beğenmeyeceği büyüklükteki evlere milyonlarca insanın başvurması da toplumumuzun realist bir fotoğrafından başka bir şey değildir. İlginç olansa 20 yıl vade yapılan evlerin taksitlerini bitirmeye başvuranların en az yarısının ömrü yetmeyecektir. Zaten amaçları da kendilerine değil çoluk çocuklara bir mal bırakabilme arzusudur. Marya kızı Zinayda’ya parlak bir evlilik yaptırabilmek için yaşlı ve aklı yerinde olmayan Prens K.’yı seçmiş ve aslında başka birine aşık olan kızını bile ikna etmiştir. Prens K. her şeyi rüya zannederek olayın gerçekleşmesini engellemiştir ama romanın sonunda anlıyoruz ki Marya amacına ulaşmış, kızını zengin bir valiyle evlendirebilmiştir. Roman okuyanların yorumlarına baktığımızda hemen hepsi Marya’yı aşağılık bir varlık olarak ele almış. Belki biz de okuduğumuzda böyle hissedeceğiz ama bir de etrafımıza ve hatta aynaya baktığımızda ondan farklı olmadığımızı göreceğiz.
Edebiyat
Amcanın RüyasıFyodor Dostoyevski · Antik Kitap · 20134,340 okunma
Ankara’daki Dayı’nın Zararları!
Puan vermedi·101 syf.··
2022 13. kitabı
Bir gün bir adam sözü dinlenir birine gidip nasıl entelektüel olabileceğini sormuş. Sözü dinlenir kişinin cevabı şu olmuş: “ Üç üniversite bitirmek gerekir!” Bunun üzerine adam gidip üç üniversitede okumuş ve entelektüel bir aydın olup olmadığını sormaya geldiğinde aldığı cevap şu olmuş:” Sen üç üniversite bitirmeyecektin; deden, baban ve sen birer üniversite bitirecektiniz!” Ailenin insan bakış açısını ve düşüncesini nasıl etkilediğini açıklayan bu anekdot ekonomik durumlar için de geçerlidir diye düşünüyorum. Yani kuşaklar boyunca ortalama gelirle geçinen ailenin bir ferdi ile kuşaklar boyunca geniş imkanlara sahip ailenin bir ferdinin hayata bakış açılarının aynı olmadığı bir gerçektir. İlkinin hayatın zorluklarını bildiğinden daha insaflı olduğu düşünülebilir. Ancak elde ettiği imkanların bir gün yok olabileceği ve eskiye dönebileceği korkusu onu insaflı olmaktan uzak tutacaktır. Zaten özellikle son dönemde varlıklarını artırmaya başlayan muhafazakar kesimin görgüsüzlükleri herkesin malumu. Kino ve Juana da dünyanın en büyük incisine sahip olduklarında sorunlarla karşılaşıyorlar. Diğerlerinin onlara bakış açılarının tam tersi yönde değişmesi ve sahip oldukları şeyin çalınabilir olduğunu düşünmeleri karşısında bocalarlar. Ve başlarına gelen felaketleri hep o inciye bağlarlar. Felaketleri engellemenin yolu ise inciden kurtulmaktır onlara göre. Ve kurtulurlar. Piyango vurmuş kişilerin de Kino ve Juana gibi düşündüklerini görüyoruz. O halde bu gerçeğin bilincinde olmak önemli. Evet, hep daha fazla imkanlara sahip olmayı istiyoruz. Ancak hayal ederken bile o imkanlara sahip olduğumuzda nasıl bir bireye dönüşebileceğimizi de denkleme katmak gerekli. Yoksa o haldeki bizi, biz bile tanıyamayabiliriz. Belki de görgüsüzlümüzün kaynağı bunu beceremememizdir!
Edebiyat
İnciJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 202349,8bin okunma
Rudin Üzerinden Toplum Okuması
Puan vermedi·176 syf.··
2022 12. kitabı
Bir araya geldiğimizde siyasi ve ekonomik gelişmeleri değerlendirdiğimiz ve yapılan hataları kendimizce tespit edip çözüm yolları bulmaya çalıştığımız bir arkadaşım bu süreçte sunulan imkanların hepsinden yararlandı. Eleştirdiği ve toplam bütçeye büyük zararı olacağını söylediği faiz indiriminden yararlandı. İnşaat sektörünün geçici bir büyüme ilüzyonu yaratacağından bahsedip ev aldı. İnsanlar düşüncede ikiye ayrılıyor: düşünüp yapanlar, düşünüp duranlar. Bizim toplumumuzda düşünce icraata geçmedi mi değer görmez. Bu yönüyle ‘düşünüp yapanlar’ daha çok değer görür. ‘Düşünüp duranlar’ saf, aptal olmakla suçlanırlar. Süreci okuyamadığı için değil bencilce eleştirdiği şeyi yapmanın içine sinmediğini ne kadar çabalasalar da anlatamazlar. Belki de bu yüzden bizde siyasetçiler çok fazla saygı görürken filozoflar yetişmemiş, filozof olma yolunca ilerleme cesareti gösterenler de meczup olmakla aşağılanmıştır. Felsefe boş iştir, bizim sözlüğümüzde, yalan söyleyip makam mevki sahibi olmak ise önemli. Rudin de işte sözünü ettiğim ‘düşünüp duranlar’ kısmından bir insan. Tembelmiş, harekete geçme cesareti yokmuş gibi görünmesine rağmen kendi fikirlerine uymayan durumlarda kendi menfaatimi düşünmüyor. Etrafındakiler tarafından bir parazit gibi görünüyor. Değerini ancak en yakın arkadaşı anlıyor. Ama o da ‘zavallı’ olarak nitelemekten kendini alamıyor. Maddeci toplumlar madde sahibi değilseniz size değer vermez. Değer görmek isterseniz Rudin gibi olmayın; siyasetçi olun, zengin olun. Kendi halinizle yetmiş küsür yılı kimseye dokunmadan yaşayıp gitme gibi bir düşüncede olmayın!
Edebiyat
RudinIvan Turgenyev · Kapra Yayıncılık · 2020992 okunma