Kitap yazarın o bilindik tarzı ve hikayelerini aktarırken kullandığı mekanlar ve kişilerin kimlikleriyle benzer nitelikler barındırıyor. Amin Maalouf u birkaç kez okuyan aşağı yukarı ne tarz olaylar yazdığını zaten tahmin eder ancak bu durum hiç klişeleşmez ve her hikayede benzer hayat öyküleri olsa da yine sürükler sizi. Ortadoğu ve Batı arasında kimlik karmaşası yaşayan karakterler, dünyanın bir yanından öteki yanına savrulan hayatlar, tarihi dönemler ve olaylar. Kısacası her zamanki akıcı üslubuyla yine uzaklara alıp götürüyor.
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
Ölümü son çıkış olarak düşüneceksin. Diyelim ki geceleyin bir kabus gördün. Bunun bir kabus olduğunu, başını oynattığın anda kurtulabileceğini bilirsen her şey daha kolay, daha çekici hale gelir. Hayat seni istediği kadar ürkütsün, canını yaksın, en yakınların çirkin maskeler taksınlar.. Hayat bu, de kendi kendine, ikinci kez çağrılmayacağım bir oyun..
Lobo, sokaktaki herhangi bir adamdan daha hasta değildi.
Gözlerinizin dehşetle açıldığını görüyorum. Aldanmayın. Gayet çekici bir hayat bu. Daha iyisi hayal edilebilir tabi, ama çok daha beteri var. Milyonlarca insan için bir cennet olabilir orası. Kendi kendinize, " hayatım nereye gidiyor?" diye sorduğunuz anda isyan edersiniz elbette. İyi ya, Konak'ta bunu kendimize hiç sormuyorduk ki. Zaten dünyada ömründe bunu bir kez olsun kafasından geçirmiş kaç kişi vardır ki?
Dün sabaha karşı kendimle konuştum
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum
Yokuşun başında bir düşman vardı
Onu vurmaya gittim,
kendimle vuruştum.
| Özdemir Asaf