Müptedi Kâri

Uzun emel her türlü hayarlı işi inkata'a uğratır.
Reklam
Belki de gitmek lazım... Evvela kendimizden, Kendimiz için ... Sükûtu kaleme katık edip Yitip gitmemek için Gitmek lazım ... Sükûtu yalnızca sese değil Söze de harman edip Gitmek lazım ... Karanlığı, renkli kalemlerle resmedip Belki gölgeleyip geceyi Belki gölgelenip yıldızlar altında Yalnızca yazmak ve okumakla yola devam edip Gitmek lazım ... Belki gitmeklerden de gitmek lazım Ses etmeden, söz etmeden Gitmek ...
Diyorlar sen başkasın... Yazarken başka Yaşarken başka ... İnsan,hem güneşi avucuna sığdırıp Hem de avucundaki kalemle yazı yazarken nasıl bu kadar karanlık olabilir ... Bilmem... Hem...bilsem değişir mi bi şeyler... Değişmeli mi ... İçimdeki ben Dışımdaki ben Birde düşümdeki ben Bu üçünün savaşı arasına kalmışken Nasıl olacak da aydınlıklar işleyeceğim bilmiyorum ... Esasen yazmaya çalıştığım oluyor Ama yanmaktan, Hârdan bahara sıra gelmiyor. Belki de o kadar da hâr yahut nâr vâri bi durum yok Belki de ben öyle görüyorum Belki de öyle görünüyorum Belki de öyle görünüyor ... Sanki... ... Yazmak yoluna çıkmakla, bi yanardağ hâsıl oldu da sinemde, Her kalem darbesinde patlayıveriyor Yahut,
Deprem oldu! Korktuk kaçtık, Apar topar dışarı çıktık. Neydi bizi korkutan? Bunca telaş yalnızca korkudan mıydı Yoksa Korkmamışşığımızdan, cahil cesaretimizden Aldanmışlığımızın yüzümüze çarpmasından mıydı? Neydi...¿ Seni beni bizi korkutan Titrerken elimiz ayağımız korkudan Neydi Sebebi neydi ... Kötü yapılar Çürük binalar Demirden çalmalar mıydı? Yoksa Ömrümüzden çalmışlığımızdan mıydı? Geri dönüşü olmayan yollarla yüzyüze gelmişliğimizden mi Yoksa evvelinde hep Hak yoldan yüz çevirdiğimizden mi ? Neydi ? ...
Azıcık koşmam lazım, yazgıma yetişmek için... (derse yetişmeye çalışırken...)
Reklam