Bir eski ve değerli yüzük ile başlayan yine yüzük ile biten güzel bir kitaptı. Öncelikle
kitabın karakterlerinden biraz bahsetmek isterim .
Nazan ; evin gelini ,öğrenilmiş çaresizlik ile büyümüş, toplumsal normlara ve geleneksel yapıya inanan saf temiz ,nereye çekilirse oraya giden zavallı bir kadın ve anne .
Mazhar ; babasız büyüyen, annesinin her defasında sütünü helal etmediği, her şeyin farkında olup fakat olayların o noktaya geldiğine kadar sorgulamayan devrimci idealist bir avukat .
Hacer ; yetim öksüz büyüyen ,aklı fikri fesadi işlere çalışan, üç koca boşayan ,eziyet çektirmeyi seven ,dini kullanan ,zalim bir kadın.
Haldun ; küçük, sarı kıvırcık saçlı Nazan 'in oğlu. Sürekli sevgi arayan, ve sürekli bir gün dönecek annesini bekleyen çocuk.
Naciye ,Garson Rıza, Nermin ,Cici teyze ,Nihat ,Ve Nazanin teyzesi .
Ah be Nazan hiç mi insanın karşısına iyi bir insan çıkmaz.
Gelin _kaynana çatışması, idealizim, dini sorgulama ,alın yazısı, çıkarcı insanlar ve kıskançlık, kin, saflık duygularını o kadar güzel işlemiş ki yazar .
Bir kadın olarak ,hem cinslere yaklaşımımız niye böyle?
Kadının ,kadına şiddeti olur mu ?
Ve her kadın bir gün kaynana adayı ya da o yoldan geçmiş iken neden eziyet çektirirler?
Kişi kendi alın yazısını yazabilir mi ?
Ya da bunlar normal diyip kabullenmesi mi gerekiyor?
Kiminizi ,kiminiz ile imtihan ederken yine de uyumlu olmak mı gerekiyor yoksa ses mi çıkarmak gerekir ?
Çok güzel ve dokunaklı bir kitaptı.
Tavsiye ederim .
İyi okumalar .