Gargantua'nın çevresindeki kararlı, dairesel yörüngelerin içerisinde kara deliğe en yakın olan Miller'ın gezegeninin yörüngesidir. Bu onun maksimum zaman yavaşlamasına sahip yörünge olduğu anlamına gelir. Dünya üzerindeki yedi yıl Miller'ın gezegenindeki bir saattir. Orada zaman dünya üzerinde olduğundan altmış bin kat daha yavaş akar. Öyle ki Gargantua'nın gelgit kuvvetleri gezegeni nerdeyse parçalayacak ölçüde büyüktür. Gezegen Gargantua'ya ve ondan uzağa doğru kuvvetli çıkıntılara sahiptir.
Filmde benim seçtiğim bilimsel yoruma uyarak Miller'ın gezegeni gerçekten Gargantua'ya aşırı bir zaman yavaşlaması yaşayacak kadar yakın olsaydı, bu durumda Gargantua'nın bükülmüş uzayının silindirik bölgesinin derinliklerinde yer alması gerekirdi. Bu durumda gezegenden bakıldığında gökyüzünün yarısı kara deliğin yüzüğü kalan yarısı da uzay olurdu. Cooper ve mürettabı gezegene yaklaşırken üstlerinde devasa bir disk, altlarında da devasa bir kara delik görmeleri gerekirdi ki Einstein'nın görelilik yasaları bunu gerektirir. Eğer Nolan bu yasalara uysaydı filmi berbat ederdi. Bu kadar fantastik görüntüleri filmde bu kadar erken görmek, filmin doruk noktası olan Cooper'ın Gargantua'nın içine düşme sahnesini gölgelerdi. Christopher Nolan sanatsal yetkinliğine başvurarak Gargantuanın o muazzam görsel şölenini filmin sonuna bırakarak bu sahnede sadece dünyadan ayın görüntüsünün yirmi kat büyüklüğü şeklinde sinemanimize ederek sundu. Doğru bir karardı.