Murat Can Yıldız

%12 (80/624 syf.)
Heinz Guderian
8.9/10 · 228 okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Toplum kurumlarını korumak, ulusun esenliğini,mutluluğunu sağlamak yönetimin görevidir.Yönetim kurumları,yasalara, uygarlığa,insan değerlerine yakışan tutumlarıyla örnek varlık olma gereğindedirler.Bu gereği, kendi varlığında duymayan, öğrenmek istemeyen,yalnız kendi gücünün yürürlükte olduğunu sanan bir yönetimin ülkesine, günün birinde getireceği yıkımı önceden görmek için bilici olmanın gereği yoktur.Ulus yöneticilerinin görevleri kendi koltuklarını korumak,kendilerine güvenilir bir yaşam sağlamak, iyi bir gelecek oluşturmak, doyurucu bir gelir sağlamak değildir.Toplum düzenini kuracağım diye,toplumu oluşturan bireylerin önemli bir kesimini baskı altına almak, aylarca,yıllarca süren özgürlük kısıtlamalarına uğratmak,sonra da onlara böyle bir işlemin uygulanmasına olanak sağlayan yetkililerin davranışlarında ne denli yasalara uyup uymadıklarını araştırmamak insancıl bir tutum değildir.Büyük sarsıntılara yolaçan bunalım dönemlerinde, kendi düşüncelerinin doğru, başkalarınınkilerin yanlış,gereksiz olduğunu ileri sürerek yalan yere suçlamalarda bulunanların sayısı çoğalır.İstemediğini suçlamak, beğenmediği bir görüşü,bir düşünceyi benimseyeni ulusuna, yurduna kıyıyor gibi aşırı,ağır bir biçimde yermek dargörüşlülerin başvurdukları yoldur.Ulus yöneticilerinin bu konuda çok ölçülü,çok uyanık,çok dengeli olmaları gerekir.Bir kimse gereksiz yere suçlanmışsa, gereksiz yere aylarca,yıllarca özgürlüğünden yoksun bırakılmışsa,bu gibi yasal olmayan olaylara yolaçanların da yargıç önüne çıkarılmaları,yaptıklarının kendilerinden sorulması gerekir. Uygarlık, insanlık denen yüce nitelik bunu kaçınılmaz kılar.Bir kimseyi,birçok kimseyi yalnız düşüncelerinden,düşüncelerini yayma girişiminden dolayı özgürlüğünden yoksun bırakmak,sonra da suçun yoktur,yurt için,ulus için böyle yapmamız
Sayfa 278·Kitabı okuyor
Yabancılaşma eylemi olumlu, olumsuz diye ikiye ayrılır.Bir çağın yaratmalarla,yeni buluşlarla kendinden öncekini geçmesi, aşması olumlu bir yabancılaşmadır. Geriye dönüş ya da değişmeden kalış,eski biçimini koruyuş ise olumsuz bir yabancılaşmadır. Sözgelişi ilkçağda görülen büyük gelişmeler, buluş atılımları ortaçağda,tektanrılı dinlerin egemen olduğu dönemde durmuş, bilim denince kavram yorumculuğu anlaşılır olmuştu.Bu nedenle ortaçağda büyük buluşlardan, yaratmalardan sözetme olanağı çok azdır.İlkçağ Anadolusunda doğan, sonra Yunanistan'a,Roma'ya geçen, yayılan,gelişen,felsefe,deneye, gözleme dayanan bilim anlayışı orta çağda durmuş,gerilemiştir. Doğuda cami,Batıda kilise diriler üzerinde deney çalışmalarını, insan ölüsü üzerinde gövde üyelerini kesip ayırarak yapılması gereken incelemeleri suç saymış,kesinlikle yasaklamıştı.Oysa ilkçağda, Mısır'da bu tür çalışmalar vardı, özellikle mumya yapımı buna dayanıyordu.Ortaçağ bu gelişmeyi, yasaklamalarla önledi.İşte,ilkçağ gelişimi karşısında ortaçağın bu geriletici tutumu olumsuz bir yabancılaşmadır.Kilisenin, deney bilimleri karşısındaki tutumu,Giordano Bruno'yu yakarak öldürmesi,Galileo'ya uyguladığı ağır baskı olumsuz yabancılaşmanın örnekleridir. Öte yandan yeniçağın bilimsel buluşlarla,yaratmalarla ilkçağı, orta çağı geride bırakışı olumlu bir yabancılaşmadır.Uygarlığın aşama aşama yükselmesini sağlayan buluşlar sonucu çağların birbirini geçmesi,sonrakinin öncekini aşması olumlu yabancılaşmadır. Olumlu yabancılaşmada gelişme, ilerleme;olumsuz yabancılaşmada bulunanın da gerisine kayma vardır.
Geçmişi bilmek bir bilinç işidir, bilmemek ise bilinçsizliktir. Bilinçsizlik de kişinin kendi dışına çıkmasına yolaçan başlıca nedendir.
Puan vermedi·99 syf.·
6 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 15:46
·
2025 33. kitabı
Namık Kemal
8.3/10 · 27,5bin okunma