Eşim ona verdiğim sevgiden daha fazlasını istiyorsa sevgiye “muhtaç” ve “bağımlı”dır. Ama eğer ben onun verdiği sevgiden daha fazlasını istiyorsam, o zaman o, “ilgisiz” ve “duyarsız” olur.
Eğer meslektaşım ayrıntıları benden daha fazla önemsiyorsa “fazla seçici” ve “mükemmeliyetçi”dir.
Diğer yandan, eğer ben ayrıntıları ondan daha fazla önemsiyorsam, o zaman o, “dikkatsiz” ve “dağınık” olur.
Dünya, biz ona ne anlam yüklediysek odur. Eğer bugün dünya acımasızsa, onu kendi davranışlarımızla acımasız yaptık. Eğer kendimizi değiştirebilirsek dünyayı da değiştirebiliriz; kendimizi değiştirmek, dilimizi ve iletişim yöntemlerimizi değiştirmekle başlar.
Bir kriz anında bir araya gelip vatanseverliğimizi göstermek için bayrak açmak önemli değildir; gezegenimizi birkaç kez imha edebilecek kadar gelişmiş bir cephanelik inşa ederek süper güç olduğumuzu göstermek ya da askeri gücümüzle dünyanın diğer bölgelerinde boyun eğdirmek de yeterli değildir. Çünkü barış, korku temelleri üzerine inşa edilemez.