Aronson'un çalışmalarından birinde insanların fikirlerini en çok değiştirenin, olumsuz düşüncelerle başlayıp daha sonra olumluya dönüşenler olduğu görüldü.
Daha yakın zamanlı bir araştırmadaysa şirket yöneticilerinin en çok ilkin kendilerine karşı çıkan, sonra uyum sağlayan kurul üyelerinden etkilendikleri ortaya çıkmış.
Üçüncüsü ve en önemlisi, başkalarını hareketimize katılmaya ikna etmede en etkili olanlar eski düşmanlarımızdır.
Bizim adımıza daha iyi argümanlar hazırlayabilirler çünkü direnişçilerin ve tarafsızların şüphelerini, yanlış kanılarını anlarlar. Ayrıca başından beri Pollyanna takipçileri ya da "her şeye evet diyen" tipler olmadıklarından, daha güvenilir kaynaklardır.
Dost geçinen düşmanları hayatımızdan çıkartmalı, düşmanlarımızı kazanmaya çalışmalıyız. Statükoya meydan okuma çabasıyla insanlar çoğu zaman hasımlarını göz ardı ederler. Mantığımız bize, birisi zaten değişime direnç gösteriyorsa onunla boşa zaman harcamamamızı söyler. Onun yerine zaten bizi destekleyenlerle ilişkilerimizi sağlamlaştırmaya odaklanmamız gerekir. Ne var ki en iyi müttefikler bizi başından beri destekleyenler değildir. Önce bize karşı olan, sonra tarafımıza geçenlerdir.