"Hiçbir bireyin inancı yalnızca kendisini ilgilendiren özel bir mesele değildir.
Hayatlarımız, toplumun sosyal amaçlar için oluşturduğu genel kavramlarla yönlendirilir.
Kelimelerimiz, ifadelerimiz, düşünme şekillerimiz, çağlar boyunca ortak bir miras olarak işlenmiş ve mükemmelleştirilmiştir; her yeni neslin kutsal bir emanet olarak miras aldığı değerli bir depo ve görevdir.
Bu emaneti, değişmeden değil, genişletilmiş ve arındırılmış bir şekilde bir sonraki nesle devretmek bizim sorumluluğumuzdur. İyi ya da kötü, her bireyin inancı, toplumun geleceğini şekillendiren bu büyük yapının bir parçası haline gelir.
Bu, korkunç bir ayrıcalık ve korkunç bir sorumluluktur; çünkü bizden sonraki dünyanın nasıl bir yer olacağı üzerinde etkimiz vardır."