"Olmak ya da olmamak...
İşte bütün mesele bu.
Düşüncemizin katlanması mı güzel zalim kaderin yumruklarına, oklarına?
Yoksa diretip bela denizlerine karşı dur deyip ‘Yeter!’ demesi mi?
Ölmek...
Uyumak sadece.
Düşün ki, yalnız uyumakla bitebilir bütün acıları yüreğin, çektiği bütün kahırları insanoğlunun.
Uyumak...
Ama düş görebilirsin uykuda.
İşte o kötü.
Çünkü o ölüm uykularında,
sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından,
ne düşler görebilir insan...
Düşünmeli bunu.
İşte bu düşünce,
uzun yaşamayı bize cehennem eder.
Yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına,
zorbanın kahrına,
gururun çiğnenmesine,
sevginin kepaze edilmesine,
kanunların bu kadar yavaş işlemesine,
yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine?