Mustafa

Raci’nin Hatıraları /6’ncı gün Kaf ve Anka
A’mâk-ı hayâlde dönemin pozitivizm, materyalizm gibi maddî fikirlerine karşılık tevhid/vahdet-i vücûd anlayışını savunur. Türkiyat Araştırmaları Dergisi Türkiyat Araştırmaları Dergisi
Felsefe-Düşünce
Reklam
İslam Tarihi ,s :19
Filibeli şu soruyu sorar: Acaba din ile ahlâk ayrı ayrı şeyler midir? "Din" olmadan "ahlâk" mümkün müdür Şimdi bu soruların yanıtlarını yine Filibeli'den dinleyelim: "Sokrat ve talebeleri Eflatun ve Aristo'dan itibaren bir takım filozoflar, dinin ve ahlâkın yücelikte bir olmakla birlikte, ayrı ayrı şeyler ol­ duklarını zan ve iddia etmişlerdir. Bu iddiaları batı bilginİerinin çoğunluğunca bugün kabul edilmiş bulunuyor. Fakat mesele inceden inceye ince­lenirse, Sokrat ve takipçilerini bu fikre sevk eden sebepler ortaya çıkar. Öncelikle şunu söyleyelim ki Sokrat'ı bu fikre sevk eden bellibaşlı iki se­bep vardır: Birisi bulunduğu çevre ve zaman; diğeri fazilet sevgisidir. Filibeli, Sokrat "fazilet" sevgisini şu şekilde anlatmaktadır: "Bilinmek­ tedir ki Sokrat'ın yaşadığı zamanda Yunanlıların dini, bir hurafe silsilesinden za­rif bir putperestliğe dönüşmüş antropomorphism (insan şekline tapma)dan ibarettir. Bu kadar adi bir şekle düşmüş olan bir dinin (dinî fikrin değil, söz konusu din şeklinin) dayanabileceği ahlâk ile Sokrat'ın vahdet arayan vicdanında orta­ ya çıkan oldukça farklı idi. Eğer Sokrat, ahlâkı, o zamanki dinî yapıya bağlamış, ahlâkı o şekilde mümkün görmüş olsaydı, bizzat ahlâkı mahvetmiş olacaktı. İş­te bu yüzden, hiç olmazsa çevresindeki bâtıl dinin etki alanı dışında bir "ahlâk" yapmak istedi. Böylece Sokrat, din ve ahlâkı ayrı ayrı şeyler kabul etmiş oldu. Fakat her ikisinin de yücelik hususunda birleştiğini belirtmesi, Sokrat'ın aslın­ da ahlâk İlminin dinî fikirden ayrı olamayacağını kabul ettiğini göstermekte­dir."Görülmektedir ki Filibeli, Sokrat'ın bu anlamdaki yaklaşımını doğru ve haklı bulmaktadır. İslam Tarihi
Felsefe-Düşünce
Birinci Gün ,Hiçlik Zirvesi /Nirvana ,Nirvana Buda Gautama .
Bana dedi ki : Hiçlik Zirvesi’ne insanoğlunun binde,yüz binde biri bile çıkamaz .Çünkü ona çıkmak için insan kendine hâkim olmalı ; bir kalpte herhangi bir Emel olursa yollarda kalır .Oraya yalnız canlı cenazeler çıkabilir .
Sayfa 33 - Birinci Bölüm·Kitabı okudu
Felsefe
Raci’nin Hatıraları /Aynalı Baba ile Buluşma
İnsanların malumatı nedir? Zevk ve benliklerinin ihtiyaç duyduğu sanatlara ait bildikleri bir şeydir; ama hak ve hakikate dair ne bilirler?Hiç! Akıl yürütmelerde hakkı ikrar etmek mümkündür ,fakat bilmek ,anlamak mümkün mü? Ne konuşalım
Sayfa 29
Felsefe
Aynalı Baba ile Buluşma ...
Lakin bizim gibi ,değerli vakitlerinin bir kısmını geçim teminine ,diğer kısmını da zevk ve eğlenceye ayıran gençlerin mezarlıklarla uğraşacak zamanı mı olur ?
Sayfa 22 - şule yayınları·Kitabı okudu
Reklam