M.e.c

M.e.c
@Mustaang
..
148 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
10/10
·375 syf.·
2021 67. kitabı
Siz siz olun asla ve asla kafanız doluyken bu kitaba başlamayın sonra yarısındayken, en baştan okumaya mecbur kalırsınız. Demek istediğim nötrleşmeniz gerekiyormuş. Harika ötesi bir roman okuduğum için çok mutluyum.
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·96 syf.·
2021 66. kitabı
Kızılderili fakir bir inci avcısı olan Kino ve eşi Juana'nın bebeği Coyotito'yu bir akrebin sokmasıyla başlar kitabımız. Gittikleri doktor "ben veteriner değilim" diyerek ırkçılık yapıp çocuklarına bakmaz. Aile kendi başlarının çaresine bakarlar. Derken Kino kocaman bir inci bulur ve hikayemiz bunun etrafında işleniyor. Eserde öylesine yalın, öylesine duru bir anlatım var ki; okuyucu ümit, masumiyet, hayal, kaybetme korkusu, hırs gibi farklı duyguların sarmalı içinde hikâyedeki gezintisini soluk almamacasına bir çırpıda tamamlayıveriyor.
İnciJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201249,8bin okunma
Puan vermedi·247 syf.·
2021 64. kitabı
Bu kitap bir dahinin günlük yaşamının, uykusunun, sindirim sisteminin, coşkularının, tırnaklarının, kendinden geçişlerinin, kanının, yaşamının ve ölümünün diğer tüm insanlarınkinden farklı olduğunu kanıtlayacaktır. Soyut ressamların sanatının (hiçbir şeye inanmayan, onun için hiçbir şeyi )resmedenlerin düşkün çağımızın amatör barış yolunda ve materyalist dekor düşkünlüğünde İzole olmuş bir Salvador dali. Psikanalitik bakış açısından üzerine yağma tehlikesi olan altının mutlu habercisi olarak yorumlanabilecek, o boktan gerçeküstücüleri bu pislik öğenin bize ancak şans getirebileceği konusunda ikna edebilemek için çalışmış Tüm Çağ ve uygarlıkların ikonografisini kanıt olarak göstermesine rağmen (Altın yumurtlayan tavuk, danae’nin bağırsak hezeyanı, altın sıçan eşek) e rağmen onu reddetmeleri tuhaflığı ile karşılaşmış olmanın hüzünlü duygusunu taşımaktayım. Kitap her ne kadar bir günlük görünümüne sahip olsa da beklediğimin çok çok üstünde bir seviyedeydi. Bana göre Farklı kültür ve düşüncelere sahip olan bir toplum bireylerinin kendi pencerelerinden bakmamasına da ayna tutan bir eserdir. Gerek gerçeküstücülüğü, gerekse gerçeküstü “moda” ya tamamıyla karşıt bir imge ya da görüşü kabul ettirmek için çaba harcamasından ayrıca etkilendiğimi söylemeden geçmek doğru olamazdı. Her ne kadar Resimlerinde politik bulgulara yer vermediğini vurgulasa da özellikle savaşları ve terörü resmedişinde belirttiği o ince çizgiye hayran kalmamak elde değildi. Her bir libidinal terörümüz, ölümün üstün güzelliği tarafından, ruhsal mükemmellik ve çelişkiliğe uzanan yol izlenerek soylulaştırılmadan ve Yüceltilmeden olmaz tüm zamanların en çirkin ve şeytani keşiflerinden biri olan bu misyonu ancak bir İspanyol üstlenebilirdi. İşte tam da bunu Dali yaptı. her şey tertemiz edilmeli ve
Bir Dahinin GüncesiSalvador Dalí · İmge Yayınları · 201795 okunma
10/10
·488 syf.·
2021 52. kitabı
“Bilime adanmış tüm hayatlara” diye başlayan bu mükemmel kitap pia mater serisinin ikinci kitabı olarak devam etmekte Serkan hoca yine isim konusundaki ustalığını ön planda tutmuş, bizleri yine adeta mest etmiştir. öyleki kitabın içinde bir yerlerde “civciv” olmak için kanat çırpıyorsunuz.. :)) incelememin başında her ne kadar kitaptan bana göre komik gelen bir sahneyi yakıştırma yollu alsam da, asıl duygusallığı yaşadığım anlar, “Çekmece içinde sırtüstü yatmakta olan bedeni çevirmekte hiç zorlanmayan adamların yaşadıklarına tanık olmak onları tanımaktı.” Hele ki sarılmanın insan vücudunda yarattığı o muazzam etkileşimi bir anlatışı vardı ki beynimin frontal korteksinde oluşan “sarmal” vurguyu şöyle tarif etmişti. “Sonuçta sarılma sonucu oluşan hormonu ne kadar mucizevi bir hormon olduğunu çok iyi biliyordu.” İşte aynı böyle yazıyordu ve yazmaya devam ediyordu Serkan hocam. O yazdıkça yazılan ve okunması gereken daha bir sürü sözler vardı...şimdi tüm kalbim ve hücrelerim sinirbilimsel komplo N0R9 ve NOR10roman serinin üçüncü kitabı olan “Dura Mater”i heyecan, hüzün, sevinç ve samimiyetle ve hatta, Üzerinde başkalarının kanı dahi olsa, sevdiğim o kitaba sarılmak için kollarım açık çaresizce bekliyorum.... Ayrıca kitap içerisinden bir kaç yeri kendimce yorumlayıp azıcık espiriktüel bir yaklaşımla sizlerle paylaşmak istiyorum. Gözyaşları dışarıdan sadece bir su damlası gibi gözükse de, aslında içerikleri birbirinden farklıydı . Bilime göre üç tip gözyaşı söz konusuydu; bazal gözyaşı, refleksel gözyaşı, duygusal gözyaşı...ama biz bunların hepsine “zırlamak” diyorduk ve her tür “zırlamaya” alışmış bedenimizin, beyinde amigdala aracılığıyla oluşan öfke hissi, adeta vücuttan dışarıya çıkmak için çabalarken, Limbik sistemde ilginç bir şekilde her ne kadar karşımızda duran
Arachnoid MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 202010,9bin okunma
Puan vermedi·390 syf.·
2021 51. kitabı
“İnsan bir eşyasını kaybettiğinde en son bıraktığı yeri hatırlamaya çalışır ama iç sesini kaybettiğinde nerede arayabilirsin ki? Hayatın en çetrefilli meselesi, çözülmesi en zor sırrı, gerçekte kim olduğumuzdur.” Ben bu alıntıyı yazayım siz geri kalanı anlarsınız zaten. Bir de şu ; İnsanın kendisiyle mesafesi, dünyanın geri kalanıyla arasındaki mesafeden daha büyükmüş. Ama benim hala ağzımı ayırıp okuduğum ve takılıp kaldığım ise şuydu; “Akşam yemekte ne var?” Bu soru Hakan’ın “özür dilemek istiyorum ama gururum yüzünden doğrudan yapamadım, konuyu değiştirip sohbet edelim, kendimi affettireyim” demesinin başka bir yoluydu. :)) s.50 Başkarakterimiz Hakan olsa da Yıldız, Sonay ve Reha İleri ile ilerleyen romanımız her bölüm sonunda heyecan uyandırarak kendisini elimizden bırakmamızı sağlıyor. Olay örgüsü, geçmişe dönük bölümler, yazarın dili hepsi çok bağlayıcı. İç hesaplaşmaya götürüyor okurunu. kitabındaki üslubun değişikliklerini farketmek hiç de zor değil. Argo, günlük dil, cinsel temalar neredeyse hiç yoktu.Ayrıca birinci baskı olmasından kaynaklı olsa gerek baskı hataları da var. Ancak çok sürükleyici bir eser, tavsiyedir.
KaybolanTarık Tufan · Doğan Kitap Yayınları · 20205,1bin okunma