Yazarı ilk olarak konferansında tanıma fırsatını yakaladım. Çok samimi bir konferanstı. Giderken tereddüt ettiğim ama gittiğimde iyi ki gelmişim dediğim bir konferanstı. Konferans çıkışında tereddüt etmeden aldığım kitabını okurken aynı duyguları hissedemedim. Bunun sebebi yazarın konuşma dilinin yazısından daha kuvvetli olması değil; konferansta dinlediğim her şeyin eksiksiz kitapta da yazıyor olmasıydı. Okurken ben zaten bunları dinlemiştim düşüncesiyle bitirdim kitabı.
Üniversitede bir sunuma hazırlanırken incelediğim kitaplardan biriydi. Kıbrıs meselesinin bu kitapla birlikte Türk-Yunan meselesi olmadığını anladım. Mesele bu coğrafyada stratejik noktalarda her ne pahasına olursa olsun varlığını sürdürmek isteyen İngiltere'nin meselesi olduğuna kanaat getirdim Akritas vs. sadece ön plandaki kuklalar. Egede Akdenizde güçlü bir birlik istenmiyor. Kıbrıs meselesi bir an önce çözülmeli.
İnsanlar sadece bir dış dünyanın var olduğunu düşünmemelidir; çünkü içimizde içsel bir dünya vardır. İnsanoğlunun sorumluluğunda her iki dünyayı bilip keşfetmek yer alır.