Mustafa Azak

Mustafa Azak
@MustafaAzak
İnsan ne kadar yaşarsa yaşasın, ne kadar okursa okusun, en az bildiği şey, kendisi.
Sosyal Beynin Nöral Devreleri
UCLA Tıp Fakültesi'nden Leslie Brothers ... sosyal etkileşimin gerçekleşebilmesi için sosyal bilgiyi işleyen farklı beyin bölgelerinin bir iletişim ağı kurarak birbirine bağlanması ve hep birlikte zihin kuramını oluşturması gerektiğini savunmuş, sosyal beyin terimini de bu iletişim ağını tarif etme amacıyla ortaya atmıştı. Sosyal beyni oluşturan bölgeler arasında alt temporal korteks (yüz tanıma), amigdala (duygu), üst temporal sulkus (biyolojik devinim), ayna nöron sistemi (empati) ve zihin kuramında rol oynayan temporal-parietal birleşme bölgeleri vardır.
Sayfa 51 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Stephen Gotts ve arkadaşları Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü'nde, otizm spektrum bozukluğu gösteren bireylerde sosyal beynin nöral devrelerinde gerçekten sorun olduğunu doğrulamak amacıyla işlevsel beyin görüntüleme yöntemlerine başvurdu ve sosyal beynin özellikle üç bölgesinde bozuk bağlantılar meydana geldiğini gördü. Bunlar sosyal davranışların duygusal yönleriyle ilgili bölgeler, dil ve iletişimle ilgili bölgeler ve görsel algı ile devinim arasındaki etkileşimle ilgili bölgelerdi. Normalde bu üç bölgedeki etkinlik örüntüleri birbirleriyle koordineli çalışır fakat otizmli bireylerde bu koordinasyon sağlanmaz. Aksine bölgeler birbirleriyle ve sosyal beynin geri kalan bölümleriyle uyumsuz çalışır. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Otizm ve Sosyal Beyin
Otizm üzerine yapılan araştırmalar hem sosyal davranış hem de sosyal etkileşim ve empatinin biyolojisi üzerine bize çok şey öğretti. Örneğin bazı sosyal etkileşimler biyolojik devinimlerle başlar; bir kişiye doğru yürümek, tokalaşmak için el uzatmak gibi. Kevin Pelphrey 2008”de Yale'de, daha sonra da Carnegie Mellon Üniversitesi'nde otizmli çocukların biyolojik devinimleri ayırt etmekte zorlandığını keşfetti. Otizmli ve otizmli olmayan (nörotipik) çocuklarla yürüttüğü bir deneyde, biyolojik ve biyolojik olmayan bazı devinimler izletilen çocukların beyinlerinin iki bölgesini görüntüledi. Bu beyin bölgelerinden biri MT ya da V5 (MT/V5) adıyla bilinen, her türlü harekete karşı hassas olan küçük görsel alandır. Diğeriyse nörotipik yetişkinlerde biyolojik devinimlere daha güçlü tepki veren üst temporal sulkustur. Pelphrey'in çocuklara izlettirdiği biyolojik devinimin kaynağı yürüyen bir insan veya insan benzeri bir robot, biyolojik olmayan devinimin kaynağıysa sarkaçlı bir duvar saati veya mekanik bir aletin parçalarıydı. Beynin harekete karşı hassas MT/V5 alanı, iki çocuk grubunda da her iki tür harekete karşı aşağı yukarı eşit tepki verdi. Ancak normal gelişen çocuk grubundakilerin üst temporal sulkusları biyolojik devinime daha güçlü tepki verdi. Otizmli çocukların beyinlerinin söz konusu bölgesinde ise iki tür hareket arasında herhangi bir tepkisel farklılık saptanmadı.
Sayfa 48 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Otizmli kişiler yüzleri okumakta da benzer bir zorluk yaşarlar; yüz yüze geldikleri kişiyle göz teması kurmaktan kaçınır, genellikle karşılarındaki kişinin ağzına bakarlar. Nörotipikler ise tersine, ağırlıklı olarak gözlere odaklanır. Bunun nedeni bir insanın bakışlarından -yani nereye baktığından- o kişinin arzuları, niyetleri ya da inançları hakkında önemli ipuçları elde edilebilmesidir. “Arzu”, “niyet” ve “inanç” sözcükleri zihinsel durumları tarif eder. Gerçekte zihinsel durumları doğrudan gözlemlemek mümkün değildir; buna rağmen çoğumuz başkalarının zihinsel durumlarını doğrudan doğruya gözlemleyebiliyormuşuz gibi davranırız, sanki akıl okuyabilirmişiz gibi. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
Otizm ve Sosyal Beyin
Otizm üzerine yapılan araştırmalar hem sosyal davranış hem de sosyal etkileşim ve empatinin biyolojisi üzerine bize çok şey öğretti. Örneğin bazı sosyal etkileşimler biyolojik devinimlerle başlar; bir kişiye doğru yürümek, tokalaşmak için el uzatmak gibi. Kevin Pelphrey 2008”de Yale'de, daha sonra da Carnegie Mellon Üniversitesi'nde otizmli çocukların biyolojik devinimleri ayırt etmekte zorlandığını keşfetti. Otizmli ve otizmli olmayan (nörotipik) çocuklarla yürüttüğü bir deneyde, biyolojik ve biyolojik olmayan bazı devinimler izletilen çocukların beyinlerinin iki bölgesini görüntüledi. Bu beyin bölgelerinden biri MT ya da V5 (MT/V5) adıyla bilinen, her türlü harekete karşı hassas olan küçük görsel alandır. Diğeriyse nörotipik yetişkinlerde biyolojik devinimlere daha güçlü tepki veren üst temporal sulkustur. Pelphrey'in çocuklara izlettirdiği biyolojik devinimin kaynağı yürüyen bir insan veya insan benzeri bir robot, biyolojik olmayan devinimin kaynağıysa sarkaçlı bir duvar saati veya mekanik bir aletin parçalarıydı. Beynin harekete karşı hassas MT/V5 alanı, iki çocuk grubunda da her iki tür harekete karşı aşağı yukarı eşit tepki verdi. Ancak normal gelişen çocuk grubundakilerin üst temporal sulkusları biyolojik devinime daha güçlü tepki verdi. Otizmli çocukların beyinlerinin söz konusu bölgesinde ise iki tür hareket arasında herhangi bir tepkisel farklılık saptanmadı.
Sayfa 48 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Biyolojik eylemleri fark edip onları bağlamlarıyla bütünleştirme yetisi -örneğin su bardağına uzanan birini görmemiz ile bu kişinin susamış olabileceği düşüncemizi birleştirebilmemiz- karşımızdakinin niyetini anlamamızı sağlar ki bu, zihin kuramları açısından hayatidir. Yani otizmli kişilerin sosyal etkileşimlerde zorlanmasının nedenlerinden biri, tokalaşmak için hamle yapmak gibi sosyal anlamlar taşıyan biyolojik eylemleri değerlendirme becerilerinin sınırlı olmasıdır. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
OTİZM SPEKTRUMU
Otizm yaşamın erken dönemlerindeki kritik evrelerden biri olan üç yaş öncesinde ortaya çıkar. Otizmli çocuklar sosyalleşmeye ve iletişim kurmaya yönelik becerileri aynı anda geliştiremediği için iç dünyalarına kapanır ve diğer insanlarla sosyal etkileşime girmez.
Sayfa 45 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Ömrün ilk yıllarında maruz kalınan duyusal veya sosyal yoksunluklar beyin yapısında hasara neden olabilir. Keza beynimizi sağlıklı tutabilmek için yaşımız ilerlediğinde de sosyal etkileşime ihtiyaç duyarız. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
Kara delik nasıl oluşur?
Bir kara deliğin nasıl yaratılabileceğini kısaca anlatayım. Güneş'in kütlesinin on katı kadar kütlesi olan bir yıldız düşünün. Yaklaşık bir milyar yıllık yaşam süresinin çoğunda yıldız oksijeni helyuma dönüştürerek merkezinde ısı üretecektir. Açığa çıkan enerji Güneş'in yarıçapının yaklaşık beş katı kadar yarıçapı olan bir nesneye yol açarak yıldızı kendi kütlesel çekimine karşı desteklemeye yeterli basınç yaratacaktır. Bu tür bir yıldızın yüzeyinden kaçış hızı yaklaşık olarak saniyede 1000 kilometre olur. Yani yıldızın yüzeyinden saniyede 1000 kilometreden az bir hızla yukarıya doğru dik olarak ateşlenen bir nesne yıldızın kütlesel çekim alanı tarafından geri çekilir ve yüzeye döner, bundan büyük bir hızla yola çıkan bir nesne ise sonsuzluğa kaçacaktır. Yıldız nükleer yakıtını bitirdiğinde dışa doğru basıncı koruyacak hiçbir şey olmaz ve yıldız kendi kütlesel çekimi nedeniyle çökmeye başlar. Yıldız büzüldükçe yüzeydeki kütlesel çekim alanı güçlenir ve kaçıp kurtulma hızı artar. Yarıçap otuz kilometrenin altına inene kadar kaçıp kurtulma hızı saniyede 300.000 kilometreye, ışığın hızına kadar artmış olur. O zamandan sonra yıldızdan yayılan herhangi bir ışık sonsuzluğa kaçamaz, kütlesel çekim alanı tarafından çekilir. Özel görecelik teorisine göre hiçbir şey ışıktan hızlı gidemez, bu yüzden eğer ışık kaçıp kurtulamazsa başka hiç bir şey kaçıp kurtulamaz. Sonuç bir kara delik olur.
Alfa bilim
Bilim
Mustafa Azak
"yıldız oksijeni helyuma dönüştürerek" kitapta gerçekten oksijen mi yazıyor?