Mustafa Azak

Mustafa Azak
@MustafaAzak
İnsan ne kadar yaşarsa yaşasın, ne kadar okursa okusun, en az bildiği şey, kendisi.
PERFORMANS NASIL DÜŞÜRÜLÜR?
Şirketlerin kendilerini -ve çalışanlarını- tükenişin bedellerinden korumak için yapabilecekleri çok şey vardır. Yüzlerce kuruluştan, birkaç bin erkek ve kadında gözlenen tükenişin nedenleriyle ilgili yirmi yıllık bir inceleme dizisinde bu açıkça görülmüştür. Tükeniş üzerine yapılmış incelemelerin çoğu bireye odaklanırken, bu inceleme dizisi, insanların hizmet verdiği kuruluşlardaki uygulama ve modeller üzerinde durmuş; örgütlerde, çalışanların en çok moralini bozan ve şevkini kıran altı uygulama saptamıştır: ... Örgütlerdeki bu yanlış uygulamaların net sonucu, motivasyon, heves ve üretkenlik kaybının ve kronik bitkinlik haliyle kuşkuculuğun yayılmasıdır.
Sayfa 356 - Varlık Yayınları·Kitabı okudu
Liderlik-Yönetim
Mustafa Azak
☉ Aşırı iş yükü altında çalışmak: Çok kısa sürede, çok az destekle, çok fazla iş. İşten çıkarmalar, amirleri daha çok elemanla, öğretmenleri daha çok öğrenciyle, banka veznedarlarını daha çok işlemle, yöneticileri daha çok idari görevle ilgilenmek zorunda bırakır. İşin temposu, karmaşıklığı ve talepleri tırmandıkça, insanjar yılgınlık göstermeye başlar. İşlerin artması, insanların kendine gelmek için kullanabilecekleri boş vakitleri alıp götürür. Bitkinlik giderek artar, iş zarar görür. İşbaşında Duygusal Zeka / Daniel Goleman
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Otizmin Keşfi
Otizm 1940'ların başında, birbirinden haberdar olmayan iki biliminsanı tarafından münferit birer bozukluk olarak tanımlandı. Bu kişiler ABD'de çalışan Leo Kanner ve Avusturya'da görev yapan Hans Asperger'di. İlginçtir ki Kanner ve Asperger çalıştıkları konuyu benzer biçimde tanımlamakla kalmamış, söz konusu bozukluğa ikisi de aynı adı vermişti: otizm.
Sayfa 53 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Viyana'nın biraz dışında doğan Asperger ise tıp eğitimini Viyana Üniversitesi'nde tamamladıktan sonra üniversitenin çocuk kliniğinde çalışmaya başladı. Asperger otizmin her bireyde aynı biçimde görülmediğini fark etti. Otizm bazı entelektüel becerileri ortalamanın altında olan ve konuşmayla ilgili büyük zorluk yaşayan bireylerden, son derece zeki olup konuşma konusunda hiçbir sorun yaşamayanlara kadar geniş bir spektruma yayılıyordu. Dahası otizmin süreğen bir bozukluk olduğunu ve sadece çocuklukta değil yetişkinlikte de görüldüğünü ortaya koydu. Asperger'in karşılaştığı çocuklar otizm spektrumunun daha ılımlı tarafındaydılar. Bazılarının entelektüel becerileri çok üst seviyedeydi, örneğin edebiyat alanında Nobel Ödülü sahibi Elfriede Jelinek, Asperger'in hastalarından biriydi. Epey yakın zamanlara dek, yüksek düzey zihinsel işlev gösteren otizimli çocuk ve yetişkinlere Asperger sendromu tanısı konuyordu. Günümüzdeyse Asperger sendromu artık otizm spektrumunun bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
Otizmin Keşfi
Otizm 1940'ların başında, birbirinden haberdar olmayan iki biliminsanı tarafından münferit birer bozukluk olarak tanımlandı. Bu kişiler ABD'de çalışan Leo Kanner ve Avusturya'da görev yapan Hans Asperger'di. İlginçtir ki Kanner ve Asperger çalıştıkları konuyu benzer biçimde tanımlamakla kalmamış, söz konusu bozukluğa ikisi de aynı adı vermişti: otizm.
Sayfa 53 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Kanner Avusturya'da doğmuş, Berlin'de eğitim almıştı... Kanner, çocuklukta görülen klasik otizmin üç önemli özelliğini etkili bir şekilde tanımladı: (1) Derin yalnızlık, tek başına kalmaya yönelik güçlü istek, (2) her şeyin aynı kalması, değişmemesi arzusu ve (3) yaratıcı özel yetenekler. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
Sosyal Beynin Nöral Devreleri
UCLA Tıp Fakültesi'nden Leslie Brothers ... sosyal etkileşimin gerçekleşebilmesi için sosyal bilgiyi işleyen farklı beyin bölgelerinin bir iletişim ağı kurarak birbirine bağlanması ve hep birlikte zihin kuramını oluşturması gerektiğini savunmuş, sosyal beyin terimini de bu iletişim ağını tarif etme amacıyla ortaya atmıştı. Sosyal beyni oluşturan bölgeler arasında alt temporal korteks (yüz tanıma), amigdala (duygu), üst temporal sulkus (biyolojik devinim), ayna nöron sistemi (empati) ve zihin kuramında rol oynayan temporal-parietal birleşme bölgeleri vardır.
Sayfa 51 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Beynin bir veya daha fazla bölgesi zamansız geliştiğinde bu bölgeler, bağlantı kurdukları diğer bölgelerin gelişimi üzerinde de ciddi aksaklıklara neden olabileceğinden bu tür vakalar önem taşır. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel
Sosyal Beynin Nöral Devreleri
UCLA Tıp Fakültesi'nden Leslie Brothers ... sosyal etkileşimin gerçekleşebilmesi için sosyal bilgiyi işleyen farklı beyin bölgelerinin bir iletişim ağı kurarak birbirine bağlanması ve hep birlikte zihin kuramını oluşturması gerektiğini savunmuş, sosyal beyin terimini de bu iletişim ağını tarif etme amacıyla ortaya atmıştı. Sosyal beyni oluşturan bölgeler arasında alt temporal korteks (yüz tanıma), amigdala (duygu), üst temporal sulkus (biyolojik devinim), ayna nöron sistemi (empati) ve zihin kuramında rol oynayan temporal-parietal birleşme bölgeleri vardır.
Sayfa 51 - Kolektif Kitap·Kitabı okudu
Bilim
Mustafa Azak
Beynin büyüme ve gelişme takvimi açısından otizmli çocuklarda gözlenen anatomik farklılıklar da dikkat çekicidir. İki yaş öncesinde, otizmli çocukların kafası normal gelişen yaşıtlarına göre genellikle daha büyüktür. Ayrıca yaşamlarının ilk yıllarında otizmli çocukların beyinlerinin bazı bölgeleri zamanından önce gelişebilir; dikkat ve karar almayla ilişkili frontal lob ve duygularla ilişkili amigdala bu bölgelerin başında gelir. Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz / Eric R. Kandel