Bir imalat şirketi, rakipleriyle sürdürdüğü yarışı kaybediyordu. Rakipleri, alabilecekleri işler için müşterilerine fiyat tekliflerini yirmi gün içinde temin ederken, aynı teklifleri hazır etmek bu imalatçının kırk gününü alıyordu.
Bunun üzerine yeniden yapılandılar. Fiyat teklifi hazırlama işlemini, denetim noktalarına yenilerini ekleyerek, bazı kısımlarını bilgisayara yükleyerek ve buna benzer başka yapısal değişiklikler yaparak yenilediler. Sonuç: Fiyat teklifin hazırlama süresi kırk günden elli beş güne çıktı.
Bunun üzerine şirket dışından, yeniden yapılanma konusunda ihtisas yapmış danışmanlar getirttiler. Fiyat verme süresi yetmiş güne fırladı ve hata oranı yüzde 30'a yükseldi.
Çaresiz, “öğrenen organizasyon” yöntemlerinin uzmanlarını çağırdılar. Bugün, müşterilere fiyat teklifi vermeleri için gereken süre beş güne, hata oranı da yüzde 2'ye düşmüş durumda.
Bunu nasıl mı yaptılar? Teknolojiyi ya da yapılanmalarını değil, çalışma ilişkilerini değiştirerek. Şirketin öğrenme sürecinden geçişine önderlik eden ve İnteraktif Öğrenim Laboratuvarları'nın başkanı olan Nick Zeniuk, “Aslında insanlarla ilgili olan bir sorunu, teknoloji ya da yapılanmayla çözmeye çalışmak boşunadır,” diyor.