Muschiller

Muschiller
@MustafaJs
5 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
"Umut" kelimesi yerine "Türkiye" adını yazsak yeridir. Çünkü Türkiye, yalnız kendi kendisi için değil, Ortadoğu ülkeleri için de varolmak zorundadır. Çünkü Ortadoğu ülkelerinin sözcüsü, yüzyıllar boyunca Türkiye (Osmanlı Devleti) olmuştu. Osmanlı Devletinin yıkılmasıyla, Ortadoğu, sözcüsüz kalmıştır. Çünkü Osmanlı Devleti, Ortadoğu ülkelerini, İslâm uygarlığının belirlediği birlik çizgisinde özenle korumuştu. Ortadoğu ülkeleri, bu birlik çizgisinden saptıkları için, toplumsal ve politik bunalımlara düşmüşlerdir. Bu bunalımlardan kurtulmak için, ortak uygarlığın bilincine yeniden ve çağdaş bir sezişle varmak gerekiyor. Türkiye, bu ortak uygarlığın bilincine yeniden ve çağdaş bir sezişle varabilirse, tüm Ortadoğu ülkeleri için izlenmesi gereken bir yol çizmiş olacaktır. Bu yol, çağ içinde, umut yoludur. Türkiye'nin, bin yılı aşkın bir süredir oluşturduğu Tarih birikimi vardır. Tarih birikimi, bir ulusun, en önemli, en canlı bir kuvvet kaynağıdır. Bu Tarih birikiminden esinlenerek, uygarlık değerlerimizi canlandırmalıyız. Uygarlığımızın özündeki inanç -ki, buna, "yerli düşünce" diyoruz-,Türk halkının gönlünde canlı, yeni ve hiç bozulmamış biçimde duruyor. Bu, yurdumuzun dayanağıdır yabancılaşma akımlarına karşı ve çürümemek için. Ne var ki, bir düşüncenin buyurucu bir düzeye çıkabilmesi, aydınlar aracılığıyle gerçekleştirilebilir.
Sayfa 46·Kitabı okudu
Tarih
Reklam
Peygamber'in(ﷺ) hayatı, "bir inancın hangi yöntemlerle gerçekleştirilebildiğinin" somut örneğidir. Bunalımlarımızdan, O'nun hayatını iyice öğrendiğimiz vakit kurtulacağız. Hiçbir sorun, çözümsüz bırakılmamıştı. O, hiçbir güçlük önünde yılgıya düşmemişti. Sürekli umutlu olmuştu. Uygulanan yöntemlerden birisi de "Hicret" yöntemiydi. Peygamber'in(ﷺ), İslâmın ilk dönemlerinde Mekke'den Medine'ye geçişi, Hicret yöntemini, insanlığın kurtuluşu için, ebedi geçerli kılmıştır. "Mekân" ateşleyen Devrim, şimdi de "Zaman" ateşliyordu. Bu yöntemi uygulama yılı, yeni bir Tarihin başlangıcı sayılmıştır. 622: Tarihin şahdamarı.
Sayfa 40·Kitabı okudu
Din
Zaman, bu çağın başından beri, önemsenecek ölçüde büzüldü. Herşey, bıraksanız yıkılacak gibi; bir tufan sonrası ıslaklığında. Teknolojinin tufanı. Ne var ki, bir girişim olanağı tam yitmiş değil. Çünkü, en güç durumlarda bile, kendi özünde saklı bir kuvveti, insan, kendisiyle birlikte yine taşımaktadır.
Sayfa 37·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Irkçı değiliz, çünkü, uygarlığımızın özündeki inanç, ırkçılığı, kesinlikle reddeder. Irkçılık, Avrupanın, inancımızdaki eşitliğin tüm insanlığa yayılmasını durdurmak; ortak inancın evrensel yurdu içinde birleşmiş ulusumuzu bölmek için yaptığı emperyalist bir girişimin adıdır.
Sayfa 33·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Sık sık heykel. Taş, taş olmaktan çıkıyor; insan da olmuyor. Taş, insanın yerini tutamaz ki! Anımsamanın, saygı duymanın taşla hiç bir ilgisi yoktur. Heykel, saçmalığın taşlaşmasıdır; ilkelliğin de simgesi. Ama, batılılar, akıl almaz bir bağnazlıkla koruyorlar bu simgeyi. Heykele saygı duyula duyula Tanrı inancı yitebilir insanın içinde. Çünkü saygı taş kesilirse, insan kolaylıkla aşamaz önündeki engeli. Heykel düşüncesinin kökenin de, ne biçimde ve ne oranda olursa olsun, bir put vardır. Put, Tanrı düşüncesinin karşıtıdır. Tanrı düşüncesi içimize dolmadan kendi kendimizi aşamayız; kendi kendini aşmadan da bunalımlarından kurtulma olanağı yok insanın.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Reklam