"Umut" kelimesi yerine "Türkiye" adını yazsak yeridir. Çünkü Türkiye, yalnız kendi kendisi için değil, Ortadoğu ülkeleri için de varolmak zorundadır. Çünkü Ortadoğu ülkelerinin sözcüsü, yüzyıllar boyunca Türkiye (Osmanlı Devleti) olmuştu. Osmanlı Devletinin yıkılmasıyla, Ortadoğu, sözcüsüz kalmıştır. Çünkü Osmanlı Devleti, Ortadoğu ülkelerini, İslâm uygarlığının belirlediği birlik çizgisinde özenle korumuştu. Ortadoğu ülkeleri, bu birlik çizgisinden saptıkları için, toplumsal ve politik bunalımlara düşmüşlerdir. Bu bunalımlardan kurtulmak için, ortak uygarlığın bilincine yeniden ve çağdaş bir sezişle varmak gerekiyor. Türkiye, bu ortak uygarlığın bilincine yeniden ve çağdaş bir sezişle varabilirse, tüm Ortadoğu ülkeleri için izlenmesi gereken bir yol çizmiş olacaktır.
Bu yol, çağ içinde, umut yoludur. Türkiye'nin, bin yılı aşkın bir süredir oluşturduğu Tarih birikimi vardır. Tarih birikimi, bir ulusun, en önemli, en canlı bir kuvvet kaynağıdır. Bu Tarih birikiminden esinlenerek, uygarlık değerlerimizi canlandırmalıyız. Uygarlığımızın özündeki inanç -ki, buna, "yerli düşünce" diyoruz-,Türk halkının gönlünde canlı, yeni ve hiç bozulmamış biçimde duruyor. Bu, yurdumuzun dayanağıdır yabancılaşma akımlarına karşı ve çürümemek için. Ne var ki, bir düşüncenin buyurucu bir düzeye çıkabilmesi, aydınlar
aracılığıyle gerçekleştirilebilir.