Mustafa Açlan

İki tür hazzı da bilenlerin kimi zaman aşağı hazları tercih ettiği söylenerek itiraz edilebilir; gençliğinde soylu şeylere heves duyanların, yıllar içinde uyuşukluk ve bencilliğe düştüklerinden bahsedilebilir. Soylu duyular hissetme yeteneği çok kırılgan bir bitkiye benzer, düşmanca etkiler ve besin yetersizliğinden kolayca ölebilir. Çoğu gencin iş koşulları bu yüksek kapasiteyi kullanmalarına izin vermezse, entelektüel beğenilerini geliştirme zamanı ve olanağı bulamadıklarından bunları yitirirler ve ulaşabildikleri tek zevk olan daha aşağı zevklere bağımlı hale gelirler.
Sayfa 32·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam

Mustafa Açlan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
13 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2021 00:07
·
2021 36. kitabı
Charles Baudelaire
7.8/10 · 2.798 okunma
Daha yüksek yetilere sahip olanların mutlu olmaları için daha fazla şeye ihtiyaçları vardır ve daha sık, daha büyük acılar hissedebilirler. Ama yine de, daha aşağı bir varoluş aşamasına dönmeyi hiçbir zaman gerçekten arzulamazlar (...) Bu tercihlerinin, mutluluğu feda etmek anlamına geldiğini düşünenler, aslında birbirinden çok farklı iki kavramı, yani mutluluk ve tatmin olmayı birbirine karıştırırlar. Zevk alma kapasiteleri aşağı olanların, bunları tümüyle tatmin etme olasılığı tabii ki daha fazladır (...) Tatmiş olmuş bir domuz olmaktansa, tatmin olmamış bir insan olmak, tatmin olmuş bir ahmak olmaktansa, tatmin olmamış bir Sokrates olmak yeğ tutulur. Ve eğer ahmak ya da domuz farklı bir kanıdaysa, bu onların konunun sadece tek yönünü bilmeleri nedeniyledir.
Sayfa 31·Kitabı okudu
Felsefe
Hiyerarşik toplumlarda törelerin ve geleneklerin baskısı, eşitlikçi ve demokratik toplumlarda ise özellikle kamuoyu görüşünün ağırlık kazanması bireyselliği baskı altına alır. Wilhelm von Humboldt’un, insan gelişmesinin zorunlu koşullarının özgürlük ve durumların çeşitliliği olduğu tezini kabul eden Mill’e göre, “durumların çeşitliliği” İngiltere’de günden güne azalmaktadır. Eskiden çeşitli gruplar ve meslek sahipleri ayrı âlemlerde yaşardı. Oysa şimdi herkes “aynı şeyleri okuyor, aynı şeyleri dinliyor, aynı şeyleri görüyor, aynı yerlere gidiyorlar; umutları, korkuları aynı şeylere yönelik, sahip oldukları haklar ve özgürlükler aynı, bunlara sahip çıkmak için ellerindeki araçları gene aynıdır (...) Çağımızın bütün siyasi değişiklikleri, hepsi de aşağıda olanları yükseltmeye ya da yukarıda olanları aşağıya indirmeye çalışır oldukları için (...) eğitim, insanları ortak etkilerin altına soktuğu için” ve ulaşım araçları, ticaret ve üretim artışının sonucunda “tıpkılaştırma” ilerlemektedir; “yükselme isteği artık belirli bir sınıfın özelliği olmaktan çıkarak bütün sınıfların niteliği oluyor.” Böylelikle, kapitalizmin gelişmesiyle bireyin ön plana çıktığı ve bireyselliğin arttığı iddialarına karşı çıkan Mill’e göre, eskiden daha yaygın olan bireysellik, özellikle modern toplumda tehdit altındadır. Peki neden? Bu tezin kaynağında, Nietzsche’nin de benimsediği “sürü ahlakı”nın ya da kitle kültürünün, dehanın gelişmesini zorlaştırdığı görüşü yatar. Kendiliğindenlik ve bireysellik öğesinin aşırı halde olduğu, toplumsal ilkenin onunla çetin bir mücadele yapmak zorunda bulunduğu bir dönem olmuştur (...) Fakat şimdi toplum, bireyselliği adamakıllı alt etmiştir; artık insan bünyesini korkutan tehlike, kişisel dürtülerin ve tercihlerin aşırılığı değil, yetersizliğidir (...)
Sayfa 23 - Yıldız Silier, “John Stuart Mill”, Siyaset Felsefesi Tarihi: Platon’dan Zizek’e·Kitabı okudu
Felsefe
Günümüz çerçevesinden bakıldığında, “paternalizm” olarak adlandırılıp, eleştirilebilecek bu görüşlerin temelinde, özgürlüğün ancak kendi kendini yönetebilme yeteneğine sahip olanlara uygun olduğu fikri yatar. Nasıl ki, çocuklar ve zihinsel özürlüler kendileri için neyin iyi olacağına karar veremezlerse, “geri” ülkelerin halkları da, yüzyıllardır otoriteye boyun eğmeye koşullandırıldıkları için, kendi akıllarını kullanma yeteneğini henüz geliştirmemişlerdir. Bu yüzden, Rousseau’nun ideal yasa koyucusuna benzeyen bir liderin, onları eğitim yoluyla demokrasiye hazır hale getirmesi lazımdır.
Sayfa 19 - Yıldız Silier, “John Stuart Mill”, Siyaset Felsefesi Tarihi: Platon’dan Zizek’e·Kitabı okudu
Felsefe
Reklam