Bir kere hakikat kapısına eren, dolanmaya ihtiyaç duyar mıydı artık etrafta? Kendini göstermeye, etrafına insan toplamaya ve ilmini diğer herkese göstermeye çabalar mıydı? Ya sahip olduğu ilmi ona susması, etrafta görünmemesi ve bu ilmi ancak hazır olanlarla paylaşması gerektiğini söylüyorsa? Şimdi hâlâ bu insanların sadece geçmişte var olduğunu, artık kalmamış olduklarını ya da tüm bunların birer safsata olduğunu söyeyebilir miyiz?
Akılla bulunup gönülle yürünen bu yolda, gönül gözümüzü açmadan bu insanların varlığına tanık olabilir miyiz?