Yazarın geçmişine baktığınızda, 1990–2017 yılları arasındaki üretimlerinin “New Age” olarak tanımlandığını göreceksiniz. Bu dönemde yayınladığı kitapların isimleri ve içerikleri de bu anlayışı yansıtıyor. Ancak Doreen Virtue, 2017 yılında Hristiyanlığa yönelmiş ve o tarihten itibaren daha önce yazdığı tüm kitapları reddettiğini açıkça beyan etmiş.
Amazon yazar biyografisinde şu ifadeler yer alıyor:
“Doreen has renounced her pre-salvation materials from 2017 and earlier. Please don’t buy any product from Doreen Virtue published in 2017 or earlier. Doreen doesn’t sell any new age books or cards — other people are illegally selling bootleg printings and others are selling used copies.”
Ayrıca Christianity Today dergisinde yayımlanan röportajında da bu değişimi şöyle dile getiriyor:
“Having to admit that I was wrong to the entire world — my books were published in 38 languages — has been deeply humbling. I still feel guilty knowing that people continue to use and sell my old products, even though I have begged them to stop…”
Bu bilgileri göz önünde bulundurmadan, yalnızca kitaba odaklanarak okumak eksik bir değerlendirme olabilir. Yazarın bugün geldiği yerle geçmişte yazdıkları arasındaki bu çelişki, eseri yorumlarken dikkate alınmalı.
Ben kitabı, yazarın “terapist kimliği” üzerinden değerlendirerek okumayı seçtim. New Age geçmişine ve bugün tüm bunları reddetmiş olmasına rağmen, özellikle ani yeme krizleri ya da belirli yiyeceklere duyulan takıntılı arzuların psikolojik altyapısına dair tespitlerini dikkate değer buldum.
Okuma sürecimin sonunda bu eseri yapay zekâ ile tartıştım (evet, bu kısımdan da bahsetmeden geçemem ). Bana elimdeki Türkçe baskının, 2017 sonrası republish edilmiş (yeniden yayımlanmış) olabileceğini söyledi. Günahı vebali AI’ın boynuna.
Elimdeki
Sıkmadan okunan, odaklandığınız da bir hamam böceğinden yola çıkarak varlığı, yokluğu, inancı sorgulamaya yol açan nefis bir başyapıt! Verdiğim yıldızlar kendime. Bir yıldız kırmam da yazarı bu zamana kadar keşfetmemiş olmamın hayal kırıklığına.
Ölmeden mutlaka okuyun diyerek incelememe son verirken eserden bir tadımlığı alta ekliyorum:
“Ve yolu kısaltmak boşuna, sesin az şey söylediğini önceden bilerek, kişiliksiz olmakla başlayarak işe başlamak istemek de boşuna. Çünkü bir yörünge vardır ve yörünge yalnızca gitmek biçimi değildir. Yörünge biziz. Yaşamanın maddesinde vaktinden önce hiçbir yere ulaşamazsınız. İnanç yolu bir şaşırma değildir, ama tek yoldur, ancak onun sayesinde ve onunla varılır. Israr, bizim gösterdiğimiz çabadır, özveri de ödüldür. Ancak yapma gücünü duyduğumuzda bu ödüle erişebilirsiniz ve iktidar zevkine karşın dünya nimetlerine sırt çevirme yeğlenir. Dünya nimetlerinden vazgeçme bir seçim olmalıdır, hem de yaşamanın en kutsal seçimi. Vazgeçme insan olmanın en gerçek anıdır. Ve yalnızca bu övünç, benim durumuma özgüdür.
Dünya nimetlerinden vazgeçme bir tanrı esinidir.”