"Daha iyi bir yaşamın anahtarı daha fazlasına sahip olmaya çabalamak değildir; daha aza önem vermektir, gerçekten doğru ve o anda önemli olana aldırmaktır."
Tüm pozitif ve mutlu kişisel-gelişim kitaplarında, konuşmalarında sürekli okuyup dinlediğimiz gibi, geleneksel hayat tavsiyesi aslında sahip olmadığımızı tamir etmeye, ikâme etmeye uğraşmaktır. Neleri kişisel yetersizlikleriniz, başarısızlıklarınız olarak algılıyorsanız onlara ışık tutar ve onları sizin için vurgularlar.
Para kazanmanın en iyi yöntemlerini öğrenirsiniz çünkü yeterince paranız olmadığını düşünürsünüz.
Aynanın önünde durup güzel olduğunuzu olumlarsınız çünkü kendinizi güzel hissetmezsiniz.
Biriyle çıkma ve ilişki tavsiyeleri alırsınız çünkü kendinizi sevilecek biri gibi görmezsiniz.
Daha başarılı olmak konusunda saçma sapan görselleştirme alıştırmaları yaparsınız çünkü kendinizi yeterince başarılı bulmazsınız.
İroniktir ama, pozitife, daha iyi olana, en iyiye olan bu takıntı bize sadece durmadan ne olmadığımızı, neye sahip olmadığımızı, ne olabilecekken olmayı başaramadığımızı hatırlatır. Gerçekten mutlu biri aynanın karşısına dikilip de kendine ne kadar mutlu olduğunu söyleyip durmak ihtiyacı
duymaz, değil mi? O sadece mutludur.
...
Durmadan bir şeyin hayalini kurarsanız, durmadan aynı bilinçdışı gerçeği güçlendirirsiniz: Hayalini kurduğunuz şey değilsiniz ya da ona sahip değilsiniz.
Araya sık sık başka kitaplar girse de sonunda bitti...
Eser, "Fausta'nın Yenilgisi" adıyla bile içerik hakkında fikir veriyor ve serinin bu kitabında Pardaillan maceradan maceraya koşarken pek çok olay açıklığa/sona kavuşuyor ama hikaye bitmiyor devam ediyor...
Okurken bazen olayların hızına yetişemediğimi düşündüm. Karakterler içerisinde en çok Deviniere Hanı'nın sahibesi Huguette'i sevdim... Onca hırslı tip içinde masumiyeti, sadakati ve dürüstlüğü ile yaşadıkları ve kitaptaki varlığının sonu kendine yakışır şekilde oldu...
Her ay bir kitap şeklinde ilerleyip Pardaillan ile vedalaşacağım diye düşünüyordum. Fausta'nın İntikamı'nı okurken bazı yerlerde "oh olsun" dediğimi itiraf edebilirim. Bakalım bir sonraki kitapta neler olacak...