Alıştı bu gönlüm derdi mihnete
Safadan geçeli hayli yıl oldu
Aşinadır dilhunu nedamete
Buna da sebep bir veçhi gül oldu
Saçlarını taramış idi yana
Görünce gözlerim büründü kana
Öyle bir güzel ki çok yakın cana
Hicabından yanaklarım al oldu
Sözleri sohbeti çok hoşa gider
Çektiğim emekler hep boşa gider
Tükendi güz ömrüm hep kışa gider
Gülzarım dağılıp kuru çöl oldu
Aratmaz gözleri mor menekşeyi
Hastadır şu gönlüm bilmez neşeyi
Dolaştım peşinden bucak köşeyi
Dökülen gözyaşı yerde göl oldu
Deli gönül sevdi can Asuman’ı
Aşkına aşina sızlar her yanı
Gece gündüz ağlatıyor Giryan’ı
Giryan onun kapusunda kul oldu
Sayfa 38 - Şanlı Urfa İli Kültür, Eğitim, Sanat ve Araştırma Vakfı Yayınları, Şanlıurfa, 2019·Kitabı okuyor
Dilin hepimiz için hayatî ehemmiyeti haiz bir araç olduğu sanıyorum izahtan varestedir. Fakat onun bu ehemmiyetine rağmen insanların ekseriyetinin dil ve dilin tarihine dair ciddi bir farkındalığı olduğu söylenemez.
Sayfa 18 - Melikşah Sezen, Sessizliğin Toplumsal Tarihi