Oğuzhan Âsım Güneş

Biraz önce 2 bini aşkın kelimelik bir yazımı yanlışlıkla silmiş olmanın ıstırabını şu şiirle harlıyorum; youtu.be/HmHc2OQWzow?si=...
Reklam
Ru’ya
Biraz zemân evvel onı ruʾyâda görürken Bîdâr olup ėtdim ne kadar nâle vü şîven Bir bağçede cânân otururdı tek ü tenhâ Saçları dağınık, çehresi solmış idi hayfâ! Gitdim yanına “söyle” dedim, “hâlini cânân Dedi, “seviyor kalb-i hazînim seni el’an” Destim tutarak çeşmini atdetdi zemîne Bilmem ki niçün başladı feryâd u enîne Evvel edilen âh ü enînler hani nerde Nerde o benim çün ėdilen âh ü fiġānlar Nerde o benimʾçün dökülen eşk-i tahassür Nerde baña gösterdiğin âlâm u teʾessür Nerde baña gösterdiğin ol sahte vefâlar Nerde o berâber ėdilen zevḳ u sefâlar Hîç yâdıña gelmez mi o eyyâm-ı şetâret Hâlâ beni, bak, ağlatıyor ân-ı saʿâdet Gaddâra beni terk ėdüp âteşlere yakdın Rahm eylemedin hâlime bî-çâre bırakdın Her lâhza baña ‘aşkını eyler idin ızhâr Sevdânı yemînlerle ėderdin baña tekrâr Sevmekde iken ben seni rûhım gibi ey yâr Eyvâh, beni terk eyledin encâm, riyâ-kâr! Aylarca firākın ile kan ağladım eyvâh! Hîç kalbine kâr ėtmedi feryâd-ı seher-gâh [ Ağlayarak:]
Söyleyin, şâyân-ı nefrîn ben miyim, hâlim midir? Yâ felek mi bî-vefâdır, yâ kim ikbâlim midir? Ağlatan her dem beni aşkım mı âmâlim midir? Yoksa mihnetle geçen mâhım mıdır sâlim midir? Herkesin yâri aceb yârim gibi zâlim midir?
Diyamandi Kitabına Referansla Yaman Bir Gezinti
Puan vermedi·280 syf.·
2025 9. kitabı
Sevgili okuyucu, Sana, Yaman Dede’yi anlatan Diyamandi romanından bahsetmek isterdim. 2022 yılında Profil Kitap’tan çıkan baskısının ne kadar sevimli olduğundan başlayıp, 275 sayfa boyunca neler anlattığına varana kadar birçok şeyden konuşmak isterdim. Hatta Yaman Dede’nin Rum asıllı olup, sonradan Mevlânâ hazretleri ile manevi bir diriliş yaşadığından, Diyamandi adını geride bırakıp Mehmet Abdülkadir Keçeoğlu adını aldığından… Yaman Dede künyesini göğsünde nasıl taşıdığından, Efendimiz’in (a.s.) adı her anıldığında gözyaşlarına boğulduğuna telmihle, Yanan Dede diye anıldığından… İslam’ı tercih ettiği için, Kilise’nin eşine yaptığı baskı yüzünden çok sevdiği hanımından ve biricik kızından ayrılmak zorunda kalışından… Daha gayrimüslimken Esrar Dede ile ilgili yaptığı muhteşem radyo yayınıyla tüm gönüllere Mevlânâ ve Mevlevî demeti sunmasından… Yine İslam ile müşerref olmadığı dönemlerde bile Yamandi Molla olarak anılmasından… Başka bir dille konuşacağız seninle. Bu kitaptan değil bu kitabın bize sunduklarından konuşacağız. -Bir Şair Olarak Yaman Dede- “Yaşlar akarak belki uçar zerresi aşkın Ateşle yaşar, yaşla değil yaresi aşkın Yanmaktır efendim biricik çaresi aşkın Ağlatma da yak, hal-i perişanıma bakma” Şair, pirincin taşını ayıklar gibi ayıkladıkça sözün darasını, hikmet dediğimiz o mistik anlayışın kucağında buluruz kendimizi. Hikmeti anlamak da bir hikmet. Bundandır ki şiir, nicedir bir irtifaya havale etti kendisini. Yalın söyleyişin cazibesi; köylü güzelinin çektiği sürmeye gölge düşüren nasırlı elleri gibi kursağına oturdu estetik avcılarının. Hâsılı; tatlı, okunaklı ve köşesiz sözlerin hiçbir kıymeti kalmadı onların gözünde. En karmaşık yazan, hikmeti en iyi sırlayandır yarışı başladı edebiyat hipodromunda. Cemiyeti karantinaya alamadığımızdan mıdır
Tasavvuf
DiyamandiSadık Yalsızuçanlar · Profil Kitap · 2019231 okunma