Oğuzhan Âsım Güneş

Teleport
Ah Muhsin Ünlü’nün Opus Magn Mu Provaları isimli şiiriyle; Merhaba! Modern şiirin geleneksel şiir eleştirisi olarak yorumladığım bu teşebbüs, kafiye kurma çabalarındaki absürt ıkınmaları tiye alıyor. Biçimde ve söylemde tam serbestiyetçi şairlerden biri olan Bay Ünlü, tüm yetersizliğine rağmen alımlı bir eleştiri ortaya koyabilmiş. Bu şiiri Ahmet Haşim’e okutabilseydik, Nil kıyılarında cırcır böceklerinin ve kurbağaların gece senfonisi eşliğinde Bay Ünlü’ye etek giydirir, hatta raks ettirirdi. İrtifa farkı diyoruz biz buna. Fakat bu dönemde böyle eleştirileri ciddiye almak zorundayız. Nitekim ortaya herhangi bir irtifa koyabilmiş değiliz. Yalnızca şair eleştirisi olarak değil şiirin toplum nezdinde işgal ettiği değer zaviyesinden de bu böyledir. Dört başı mamur bir poetika yazmak yerine sapla geç. Tavır doğru. Muhtevaya katılıp katılmamam hiç önemli değil. Her şeyin vıcık vıcık olduğu bir ortamda ciddi şeyler konuşmak “kafa açmak” olarak yorumlanır. Vıcık vıcık insanların ciddi şeyler konuşma çabası da hemen hemen böyledir. Bendeniz (ıstalahi kullanım) aynı metodun birçok meseleye tatbik edilmek suretiyle tiye alınması gerektiği kanaatine yenice varabildim. Kıt aklın kamuoyu oluşturma gücünün akl-ı selime kıç attırdığı zamana eriştik zira. Soğan cücüğü kadar aklıyla bir İslam Şehidi’nin son çağrısına icabet edenlerin vicdana muhatap eylemlerini tenkit ederek derin bir eylemsizlik hali içinde “yaptınız da ne oldu” diyen ve “yapılacak olan bellidir ama devletimiz kafirdir” tavırları estirenler, yarın bir gün savaş çıktığında “ben bu süslümanlarla ve bu kafir devlet istedi diye savaşa gitmem” diyecek kadar hödüktür, düdüktür, düzüktür. Bunları tiye almaktan başka hiçbir şey yapamazsınız. 1600 kelimelik bir makale yazarak olayın ciddiyetini kaleme alabilirsiniz
Müzik
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Tekrâr mülâkî oluruz bezm-i ezelde Evvel giden ahbâba selâm olsun erenler”
Mersiye
Bir deryadır yüreğin Karpuz kabuğundan gemilerin yüzdüğü Bir halk şiir yazıyor yıkılmış istinat duvarlarına Ki o duvar berlin değil Ağlama duvarı değil Yani utanç değil Evidir mahreminin Betondur, taştır, çeliktir Ama korumakta mahir değil İsmail’imin boynu taş üstünde Kurban olmaya hazır Bu teslimiyettir Teslim olmak değil Hangi göz ağlamasın Civa kaynar yüreğinde Bu hüzün teskin olucu değil Bir bomba infilak eder yamacımda Kınalı koçlar göğe yükselir Gökten inici değil İsmail’imin boynu taş üstünde Bıçağı tutan el İbrahim değil - Dost yüzlü kancık evinde üryan kalışıma Ağlasın Murat Çayı’nın toyları Kırılsın ak saçlı çobanların Cepkeninde taşıdığı saat kırılsın zemberiğinden Hülagu otağında abdest bozan mollalar Tebrizli değil miydi
Filistin
“Lanet olsun İran’a Biz hara farslar hara!”
Filistin
Cihangir kuçusu’na benzemez her sokak köpeği. Bizim burada Gaziler Parkı’nda 15dk hafif tempo koşuyu sağ salim tamamlayanı Özel Kuvvetler’e alıyorlar. Önce bu sokak hayvanını uyutun, buna zaten katılıyorum. O değil bu avangartlar yüzünden sokak kedileri de karambole gelecek, ona üzülüyorum. Fermuar reytingiyle ev geçindiren kıçı kırık dizi oyuncularının kendilerini Morgan Freeman sanmaları yok mu.. kafayı yersin.

b

@__muzehher
·
“Sokak hayvanlarını uyutmayı düşünüyorsanız önce benden başlayın. Bir çocukla sokaktaki kedinin hiçbir farkı yok.”
Sayfa 84 - Oyuncu Deniz Çakır·Kitabı okudu
Alıntı