Hiçbiri, hiçbiri bilemez kim olduğunu. Onlara otuz yıl felsefe ve insanlık tarihi öğretmeliyim ki değerini anlayabilsinler. Ne güzel olur ama! Karşında bir ürkek, bir saygılı, bir aptal dururlar. Biz de basarız kahkahayı.
Ben kendi hesabıma aptalların şahıyım ya, o da başka bahis.
Gözlerimden öptüğün bir gerçek mi? Onların, dudaklarına layık olması için ne yapayım, bilmem ki, korkunç azaptayım. Öylesine hülya, kutsal ve uzaksın ki...
"Dost, dost diye hayaline geldiğim - Dost ise çevirmiş yüzünü benden - Hani dost diye can baş verenler? - Evvel kekitmezdi gözünü benden", müthiş bir türkü bu. Şairi de çok çekmiş anlaşılan. Bak, yaşamış, dövüşmüş, yenilmiş, kelle vermiş gitmişler. Türküleri kalmış. Bizler insan olalım, sevişelim, kötülüklerin kökünü kurutalım diye, kalmış türküler.