Sokrates hiçbir şey bilmediğini kabul eder. Ancak bu bilgisizlik ,tam anlamıyla içinden çıkılamayacak olumsuz bir durum değildir. Çünkü kendini bilge sayan birinin olduğu yerde bilgisizliği görebilmek Sokrates için hakiki bilgeliktir.Bilgiye giden yolda böyle bir bilgisizliği fark edebilmek Sokrates'e göre önemlidir ve doğru bilgiye giden yolun başlangıcıdır. O geliştirdiği yöntemde karşısına aldığı insanlara doğru bildikleri sandıkları her şeyin geçersiz olduğunu gösterir ve hatalı bilgilerden sıyrılan bu kişilere bilgelik yolının kapısını aralar.
Aşk Türkçeye Arapçadan girmiş bir kelime. "İşk" kökünden geliyor."İşk" yakıcı,şiddetli sevgi demektir.Kültürel anlamda tüm dillerde olumlu bir anlam yüklenmiş gibi görünmekle birlikte aslında antik dünya,aşk ve aşığa hiçbir zaman sıcak bakmamıştır ve aşk, toplumsal yapının önündeki en önemli tehdit olarak algılanmıştır.Roma hükümdarı Pompeius, karısına duyduğu aşk yüzünden alaya alınmış, Sezar'a yenilmesinin nedeni olarak dahi bu gösterilmiştir.Dünyanın en eski doğu batı savaşı olarak bilinen Troya savaşı da yine bir aşk hikayesi yüzünden ortaya çıkmıştır. İlk bakışta prens Paris'le güzel Helene'nin aşkı gibi görülen bu kadim hikaye,bir savaşa,insanların ölümüne ve bir ülkenin yıkımına yol açmıştı.Benzer biçimde çok bilinen aşk hikayelerinden bir başkası Roma hükümdarı Markus Antonius ile Mısır kraliçesi Kleopatra arasına geçmiştir.Her ikisinin de sonu fecidir ve bu aşk,Augustus'a yenilmelerine sebep olmuştur.