Adem

Nefsî benlikten ibâret olana kısaca ben diyebiliriz. ‘Ben’ini ‘nefsî benliği’nin sığlığında bulup ‘vicdân’ının ‘rahatsız edici sesi’ne kulağını tıkayan, hayatını ‘vicdân muhasebesi’ yerine ‘çıkar hesapları’ üstüne inşâa eden, ‘bencil’dir.
Sayfa 100·Kitabı okuyor
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanlığımızı, mükemmellik sezişine göre ayarını bulan Tanrısal kaynaklı ahlâka borçluyuz. İşte Mevlânâ Celâleddîn Rûmî (1207 – 1273), Tanrısal ahlâkın, ‘insan yaşaması’ demek olan ‘hayat’a yol yordam gösteren ilkesi manâsındaki ‘edeb’i, özlü biçimde şöyle belirlemiştir: “Kişioğlu, nasipsizse edepten, âdem (insan) değildir. İnsan ile hayvan arasındaki fark, edeptir. Gözünü aç da bak cümle Kelâmullaha! Âyet âyet Kur’ânın tüm manâsı edeptir.”
Sayfa 27·Kitabı okuyor
"Mermer Tezgah"
Her hadisenin sebebini aramak onda bir illetti.
Sayfa 140·Kitabı okudu
"Kurbağa Duası"
Dünyada ne kadar meçhul var? İlmimiz bu meçhulün yüz milyonda biri bile değil!..
Sayfa 126·Kitabı okudu
"Falaka"
Hayattaki her gülünç şeyin altında görünmez bir facia yok mudur?
Sayfa 39·Kitabı okudu