İlk yıllar: Çocukluk yılları demeye dili varmıyor insanın, çünkü bu kavram hayatının bir yerlerinde kaybolup gitmiştir. O hiçbir zaman bundan söz etmez. Onun suskunluğu her zaman yabancıların ona acımasından duyduğu utanç ve gururlu korku yüzündendi. Başka yazarlarda rengârenk görüntülerin gülümseyerek yükseldiği, sevgi dolu hatıraların ve tatlı hayıflanmaların bulunduğu yer onun hayat hikâyesinde gri, boş bir lekeyle kaplıdır.
Çünkü hiçbir zaman kaderine karşı koymaz, asla yumruğunu kaldırmaz. Hasta bedeni titremeler içinde doğrulur, bazen mektuplarından kan fışkırır gibi boğuk bir çığlık yükselir, ama zihni ve inancı bu isyanı bastırır.
"İçi insanlarla dolu büyük evler var karşıda, gene de tek odada bir başına olmak, bir evde yalnız yaşamak, yaşamın en önemli yanı, daha doğrusu: Kimi zaman yalnız kalabilmek mutluluğun ilk koşulu."