Çevirmen:
Mehmet Ortaç
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi
Gregor Samsa'nın bir sabah aniden böceğe dönüşmesi gibi Josef K. da bir sabah aniden suçluya dönüşür. Zannımca Kafka,  Dava'daki hakimi de suçluyu da kendi içinden seçti. Bu yaşananlar onun iç dünyasının esintisiydi. Toplum, diğerleri, otorite ve kendi. K'yı tutuklayan da idama sürükleyen de bu dünyanın ta kendisiydi.
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201863,8bin okunma
Puan vermedi·304 syf.·
2021 1. kitabı
Neyden yargılandığını, neydi suçu diye merakla bölümleri okunan kitapta davasını okuyucuya bırakıyor Kafka. Her hikayesi ayrı düşündüren ve hep aile sevgisinin eksikliği ile birilerine güvenme hissi. Suçlu muydu, suçsuz mu? Özgür müydü yoksa sadece düşüncelerinin tutsağı mıydı? Ve daha binlerce soru, bir çok karakterler ve hiç olmayan Adalet... Hiç sıkılmadan tekrar tekrar okuyacağım bir kitap daha
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201863,8bin okunma
Oo
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2020 7. kitabı
Önümde durup bana baktığında, ne sen benim içimdeki acıları anlayabiliyorsun, ne de ben seninkileri. Ve senin önünde kendimi yere atsam, ağlasam ve anlatsam bile, biri sana cehennemi sıcak ve korkunçtur diye anlattığında cehennem hakkında ne bilebilirsen, benim hakkımda da ancak o kadarını bilebilirsin...
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201863,8bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2021 3. kitabı
Bir insan için yaşamak kadar önemli olan adalet kavramının nasıl köreltildiği ve insanların hiçbir zaman kendi düşlerindeki kadar güçlü olmadığını görüyoruz. Bay K. nın hiç işlemediği bir suçtan dolayı yargılanmasını ve bu mücadeleyi son nefesine kadar sürdürmesini takdir ederken insanın adil olmayan bir düzene karşı istedigi kadar güçlü olsun verdiği mücadelenin ne kadar zayıf oldugunu görüyoruz. Kafka'yı okurken cok sıkılabilirsiniz, hiç anlamayabilirsiniz ya da olaydan olaya atladığı icin sizi asıl olaydan koparabilir bütün bu etmenler kitabı yarıda bırakmanız icin bir sebep olabilir ama kitabin son sayfasını okuduktan sonra verdiğiniz tepki emin olun herseye deger.
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201863,8bin okunma
Özgürlüğün davası.
Puan vermedi·304 syf.··
2019 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Aralık 2019 16:22
Merhabalar, bu ilk incelemem bu yüzden incelememi okuduktan sonra beğenmezseniz hemen parçalamayın :) Neyse gelelim kitabımıza. Kafkanın okuduğum ilk kitabı. Açıkcası ilk başlarda konuyu tam olarak anlamadan okudum hatta bir ara bırakmayı bile düşündüm ama bitirmek için sürdürdüm. Josef K'nın içinde bulunduğu durumu anlayıp çözene kadar kitabın 3/2'sini bitiriyorsunuz. Zaten ondan sonrada davayı sonuçlandırmak için bırakmıyorsun. Ama asıl önemli olan vermek istediği mesaj. Kafka yazdığı dönem içindeki topluma, sisteme atıfta bulunmuş, günümüz için de karşılaştırma yaparsak belki de bugüne de atıf da bulunmuş diyebiliriz. Gün geçtikçe kısıtlandırılan çok önemli bir konuya değinilmiş, bozuk olan yozlaşmış bir sistem var, bir şekilde bu sistemin içine dahil ediyorlar biz farkında olmadan. Sistemden çıkışın yok. Ya cezanı çekeceksin yada ömür boyu sisteme bağlı yaşayacaksın. Özgürlük kavramı zaman geçtikçe anlamını yitiriyor değersizleşiyor sadece kelimeden ibaret kalıyor. Farkında olmadan sistemin içinde birileri yazıyor biz oynuyoruz. Gün geçtikçe etkisini yitiren özgürlük kavramının tehlike de olduğunu dolaylı yollarla bize güzel bir şekilde anlatmış. Okunmaya değer bir kitap. Tavsiye edilir. Alıntı "Özgür kişi bağımlı olandan üstündür."
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201863,8bin okunma
7/10
·304 syf.··
2020 3. kitabı
Simgesel bir eserdir. Eserde irdelenen dönemin hukuk sisteminin yanlışlıklarından ziyade insan ruhunun dünya ve fani bir bedendeki esaretidir. bu esaretin nedeni anlatıcı açısından bir bilinmezdir
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201863,8bin okunma
Puan vermedi·%59 (182/304 syf.)·
Dönüşümden sonra ilgimi çeken Kafka'nın overrated olduğuna karar vermeme neden olan kitap. İlgi çekici konusuna rağmen yüksek tuttuğum beklentimi karşılayamamıştır. Kurgu eleştiri için 1984'ü yeniden okumayı tercih ederim.
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201863,8bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2020 10. kitabı
Adaletin aslında nasıl işleyemediğinin ama mahkemenin mutlaka işlendiği enteresan bir kitap. Aslında gerçek. Hepimizin kaçtığı o gerçek. Asıl suçluları görmeyip hiçbir suçu yokken adalete güvenen insanların çırpınışı. Ne suç işlediğini bilmeden mahkum olanların trajikomik hikayesi.
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201863,8bin okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2019 3. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2019 19:12
Franz Kafka nın kitapları bana göre değil sanırım . Başkaları çok sevebilir beğenebilir ama ‘Dönüşüm’de olduğu gibi bu kitabında da dilini çok ağır buldum ‘Milena’ya mektuplar ‘ kitabı da elimde fakat okumayı düşünmüyorum...
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201863,8bin okunma
7/10
·304 syf.··
2021 1. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2021 09:18
Dava kitabını,genel olarak sıkıcı ve zaman kaybı olarak bulan insanlar olabilir. Evet,bazı yerlerini ben de sıkıcı bulmuş olabilirim.Ama bu kitabın kötü olduğu anlamına gelmez.Sadece benim iyi bir okur olmadığımı gösterir. Dava kitabına dönecek olursak, kendisi de avukat olan Franz Kafka Dava adlı kitabında adalet sistemini eleştirip kendisini özgür zanneden ve aslında ne kadar da sisteme bağlı,sistemden korkan bir grup insan hayatını somut bir şekilde gerçeklerle kurgulayıp gözler önüne sermek istemiştir. İyi okumalar!...
DavaFranz Kafka · Ren Kitap · 201863,8bin okunma

Yazar Hakkında

Franz KafkaYazar · 138 kitap
Yahudi bir tüccar aileden gelen, Almancaya da hâkim olan bir yazardı. Kafka'nın en önemli eserlerini, üç romanının (Dava, Şato ve Kayıp) yanı sıra; ortaya koyduğu birçok hikâyeleri oluşturuyor. Kafka'nın eserlerinin büyük bölümü ancak Kafka'nın ölümünden sonra meslektaşı ve yakın arkadaşı Max Brod tarafından yayımlandı ve bu eserler 20. yüzyılda dünya edebiyatında kalıcı bir etki bıraktı. 1883 yılında Prag'da doğdu. Taşralı Çek proletaryasından gelip zengin bir tüccar konumuna yükselmiş bir baba ile zengin ve aydın bir Alman Yahudi'si annenin çocuğu olan Franz Kafka'nın, içedönük ve huzursuz kişiliğini büyük ölçüde annesine borçlu olduğu söylenir. Ailenin en büyük çocuğu olan Kafka'nın iki erkek kardeşi küçük yaşta hayatlarını kaybettiler. Kız kardeşleri Elli, Valli ve Ottla ise Nazi Almanyası'nın organize ettiği Yahudi katliamı Holocaust'da hayatlarını kaybettiler. Kafka, çeşitli ailevi ve toplumsal sebepler yüzünden çevresine yabancılaşarak büyüdü. Ailesinin Prag'daki Alman toplumuyla kaynaşma çabaları sonucunda Alman okullarında okudu. 1893 yılında öğrenim görmeye başladığı Avusturya Lisesi, yalnızlığını ve kendi içine kapanmasında büyük etken oldu. Çek kökenli bir aileden geldiği halde Almancayı anadili olarak kullandığı için tam bir Çek sayılmayan Kafka'yı, Almanlar da tam anlamıyla kendilerinden görmediler. Ufak yaşlarda da Çekçe konuşan Kafka gittiği Alman okullarının da etkisiyle Almancada ustalaştı. 1901 yılında Altstädter Gymnasium lisesini bitirdikten sonra Prag'daki Karl Ferdinand Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne girdi. Buradaki eğitimi sırasında Alman edebiyatı derslerini takip etmeye başladı. Öğrenciliği sırasında Yiddiş tiyatro çalışmalarında yer aldı ve bu çalışmalara destek verdi. Kafka ilk eseri olan 'Bir Savaşın Tasviri' adlı öyküsünü bu dönemde yazdı. 1902 yılında Max Brod'la tanıştı. Max Brod, Kafka'nın yaşamında önemli rol oynayan isimlerden biri olacaktı. 1906 yılında hukuk öğrenimini doktora ile tamamladı ve bir yıl süren avukatlık stajını yaptı. 1907'de Sigorta Şirketi'nde memur olarak çalışmaya başladı. Gündüzleri sigorta şirketinde sürdürdüğü çalışma hayatının yanı sıra geceleri ölümden bile daha derin bir uykuya benzettiği yazma işine yoğunlaşıyordu. Aynı yıl 'Taşrada Düğün Hazırlıkları' adlı öyküsünü kaleme aldı. 1912 yılında nişanlısı Felice Bauer'le tanıştı. Onunla ilişkisini, üç kez ayrılıp yeniden nişanlanarak, 1919'a kadar sürdürdü. Evlenmemesine neden olarak hastalığını gösteriyordu. Oysa güncesinde evliliği bir burjuva bağı olanak nitelendirmiş ve edebiyat hayatını sürdürebilmesi için yalnızlığa ihtiyacı olduğunu vurgulamıştır. Nişanlısıyla bu ilişkisinden geriye beş yüzün üzerinde mektup kalmıştır. Bunlar, Kafka'nın ölümünden çok sonra 1967'de 'Felice'ye Mektuplar' adıyla yayınlandı. 1917'de Kafka, verem olduğunu öğrendi. 1919 yılında geçirdiği ağır gripten dolayı hastaneye kaldırıldı. 1920 yılında Milena Jesenska ile tanıştı. Mektuplaştığı dört kadın arasında en ciddi ve önemli olan Milena Jesenska'ydi. Milena'yla mektuplaşmaları önce bir arkadaşlık gibi başladı, daha sonra tutkulu bir aşka dönüştü. Fakat Milena evli olduğundan bu mutsuz ve imkânsız ask Kafka'yı derin acılara sürükledi. Mektuplaştıkları üç yıl boyunca sadece iki üç kez görüşebildiler ve bu görüşmeler Kafka'yı üzmekten başka bir işe yaramadı, yine de onun yaratıcılığını olumlu yönde etkilediği rahatlıkla söylenebilir. Daha sonraları edebiyat tarihinin güzide eserlerinden biri sayılacak olan "Milena'ya Mektupları”nda Kafka şöyle dile getirir durumunu; "En çok seni seviyorum diyorum ama gerçek sevgi bu değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..." Milena bu mektupları 1939 yılında yayınlaması için yakın arkadaşı Willy Haas'a verdi ve kendisi 17 Mayıs 1944'te Almanya'da toplama kampında öldü. 1922'de emekli oldu, maddi durumu kötüydü ve sağlığı gittikçe bozuluyordu. 1923`de ailesinin etkisinden kaçmak ve yazmaya yoğunlaşmak için Berlin'e taşındı, orada da Dora Dymant adında bir sevgilisi oldu. Dora, Milena`dan daha şanslıydı Nazi Almanya'sına direndi ve 1952`de Londra'da öldü. 1924 yılı 3 Haziran gecesi, 1917 senesinde kaldırıldığı Viyana yakınlarındaki Keirling sanatoryumunda hayata gözlerini yumdu. Kafka'nın eserlerinin hepsinde görülen yabancılaşma olgusu, onun kendi yaşamında da belirgin bir biçimde izlenir. Ona göre ne kadar küçük ve basit bir yaşamı olursa o kadar mutlu ve sorunsuz olacaktır. Nazilerin Çekoslovakya'yı işgali sırasında Kafka ile ilgili birçok belge yok edildi. 20 yıl süren dostluklarının sonunda Kafka bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakması için Max Brod'a vermişti. Yazdıklarının gereğinden fazla kişisel ve değersiz olduğunu düşünüyordu. Tabii Max onunla ayni fikirde değildi ve Kafka'nın ölümünden sonra, karışık halde bulunan binlerce sayfa metni toplayıp düzenleyerek yayınladı. Yaşamının ve yapıtlarının ortak yani, Camus'nün dediği gibi, "Her şeyi göstermek ve hiçbir şeyi teyit etmemektir". Çünkü yaşamayı bir savaş, ama önceden yitirilmiş bir savaş olarak görür. Çünkü bir insan olarak yaşamak ve doğru yolda ilerlemek hemen hemen olanaksızdır.