Gülser

Gülser
@Mywaymydump
Puan vermedi·384 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
Öncelikle gerçekten iyi düşünülmüş, zengin bir hayal gücünden beslenmiş, kültür ögeleri eklenmiş, akıcı, okuması keyifli ve geniş bir yaş aralığına hitap eden bir kitap. Ben kitabın gerçekten yaratıcı bir zihnin ürünü olan katmanlı bir hikaye sunduğunu düşünüyorum. Yazarın origami ve fantastik kitap hobilerini birleştirerek kendi kültürüyle harmanlayıp yine de dünyada da karşılık bulacak etkili bir macera sunmasına, yarattığı evrene bayıldım. *Spoiler* Hünerbaz-Şikigami ilişkisini mitolojiden tanıdığımız Ouroboros yani kendi kuyruğunu yiyen yılan hikayesiyle tatmin edici, insanın güç için yapabileceklerini gözler önüne seren bir yanıtla bağlaması hoşuma gitti. Bize de kim iyi kim kötü, kim hangi sonu hak ediyor, şikigamiler birey olarak mı değerlendirilmeli yoksa hem önceki hayatlarından hem tüm hünerbazların suçlarından mesuller mi gibi sorgulayacak, üstüne düşünecek ve taraf seçmemizi sağlayacak güzel bir alan bıraktı. Yine benzer şekilde Sohma'nın kendi ideolojisini alevlendirmek ve yandaş toplamak için kendi halkının acı çekmesini, zarar görmesini desteklemesini ve hatta planlamasını, prensin ve prensesin taht savaşı uğruna yaptıklarını, politik oyunlarda ana karakterler dışındaki herkesin piyonlaştığını görmemiz de yine kitabın düşündüren farklı katmanlarındandı. Hikayede iyi ve kötünün çizilebilecek net bir çizgiyle ayrılamayacağını da aslında hem Kurara'nın geçmiş ve bugün verdiği kararlardan, hem Himura'nın karakter gelişiminden, hem mezar bekçisinin adalet anlayışından görebiliyoruz diye düşünüyorum. Tabii Prenses Tsukami ve Prens Ugetsu burada biraz daha çizgileri net karakterler. Umarım serinin 3. kitabı da en kısa sürede bizimle buluşur.
Asi AteşAnn Sei Lin · Timaş Genç · 2024108 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
*spoiler*
2/10
·120 syf.··
2024 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Aralık 2024 10:47
Kitap fuarında bana çok övülerek önerilen, okuma tembelliği (reading slump) başlar gibi hissettiğimde sığındığım ama büyük hayalkırıklığı olan kitap. Her kitapta çok emek var, yazmak, eser haline getirmek çok zor, o nedenle olumsuz fikirlerimi yazarken kırk kere düşünüyorum ama bu biraz olumsuz olacak maalesef, sürçülisan ettiysem şimdiden affınıza sığınıyorum öncelikle. Lilith'in dili beni çok yordu; eski kelimeler kullanmak bir tercihtir elbette ve zenginlik de katabilir ama burada bu kelimelerin kullanılış biçimi zorlama hissettirdi. Gerek kitabın konusu ve zamanıyla uyumsuzluğu, gerekse aynı kelimelerin sanki Türkçe'de onu ifade edebilecek başka sözcük yokmuşçasına üstüne basa basa, tekrar tekrar ve hatta bazen birebir aynı kurulmuş kelime grupları içerisinde yer alması metni okuması zor bir hale getirmişti. Yaratılan modern karakterlerin bu kadar ağır bir dil kullanılarak yazıya dökülme sebebini anlayamadım açıkçası . Buna ek olarak da aynı durumu anlatan peş peşe cümleler bir okuyucu olarak açıkçası pek de hoşlanmadığım bir durum: "İlk cümlede de anlamıştım ne demek istediğinizi!" deme isteği uyandırıyor (Syf. 72'yi bu duruma örnek verebilirim.) Bunun dışında, kitap sanki aceleye gelmiş gibi hissettirdi, sanki aynı ilhamla yazılmış farklı kitaplardan sayfalar okudum. Keşke daha iyi kurgulansaydı, konu bu kadar dağılmasaydı, karakter gelişimlerini görebilseydik. *Spoiler* Lilith ve Lamia, Habil-Kabil ve Kuzey-Güzey, tahnit sanatı, babanın ve babaannenin hikayesi; gerçekten rüya görsek böyle kopuk kopuk ve tutarsız olurdu, eğer yazarın hedeflediği buysa, bize rüya deneyimi yaşatmaksa başarılı olmuş diyebilirim sanırım. Ama benim okumak istediğim bir şey olmazdı. İyi kurgulanmış, karakterlerle bağ kurabildiğim, kafamda bir örgü oluşturan romanları tercih
Edebiyat
LilithEsra Pekin · Sel Yayıncılık · 2022517 okunma