Umut edebilmek için mevcut durumun gerçekliğini inkar etmemiz gerekmiyor; geleceğin belirsiz olduğunu, hayatta karanlık kadar ışıkta olduğunu bilmeniz yeterli.
Bu dünyada anası babası hayatta olmayanlar var, bir de hayatta olup da yanında olmayanlar, yanında olup da umurunda olmayanlar var. Hepsi ayrı yara. Ama o son yokluk, çok büyük bir yokluktur insan hayatında, doldurulması kabil olmayan bir yokluk...
İyi ya da kötü diye bir şey yoktur çünkü; düşünce, her şeyi öyle yapan.
Dışımızda olanlar nötrdür. Zihnimize girdikleri anda olumlu ya da olumsuz bir değer kazanırlar. Onları nasıl karşılayacağımız son kertede bize bağlıdır. Bunu yapabilmek tabii ki her zaman kolay değil ama her şeyi farklı farklı gözlerle görebileceğimizi bilmenin rahatlatıcı bir tarafı da var. Asla kontrol edemeyeceğimiz bir dünyanın değil, biraz çaba ve gayretle geliştirip degiştirmeye başlayabileceğimiz bir zihnin merhametine kalmış olduğumuzu bilmek, aynı zamanda bize güç kazandıran bir şey. Zihnimiz zindanlar yaratabilir ama bize anahtarlarını da verir.