Her yaşam devrinin geçmişi, şimdiki zamanı, geleceği vardır. İnsan geçmişe üzülür, içinde yaşadığı zamanla avunur, geleceği düşünürmüş. Delikanlı geçmişi düşünüyor, içinde yaşadığı zamana üzülüyor, geleceği korkunç görüyordu.
Gerçek bir hikayeden uyarlanan bu eserde 2. Dünya Savaşı sırasında Hiroşima'ya atılan atom bombasının sonraki dönemlerde Japon halkı üzerindeki etkileri ele alınmış. Patlamadan yaklaşık 12 sene sonra bile Japon çocuklarında lösemi vb hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Sadako da bu çocuklardan yalnız biri. Sadako 4 çocuklu bir ailenin en büyük kız çocuğu. Neşeli, enerjik, hayalleri olan sporcu bir kız. En büyük hayali de okulun sene sonu müsabakasındaki koşu yarışına katılmak. Bunun için hemen antrenmanlara başlar. Fakat bir gün hafif bir baş dönmesi ve dikkate alınmayan bir halsizlik Sadako'yu bir haylihazin bir sürece sürükler.
Sadako lösemili bir çocuktur artık. Ailesi ve arkadaşları Sadako'yu yalnız bırakmaz ve hastanede sık sık ziyaret eder. En yakın arkadaşı bir hastane ziyareti sırasında işe ona bir Japon efsanesinden bahseder. Herhangi bir dileği olan birinin origami ile kağıttan bin turna kuşu yapması durumunda dileğininin gerçekleşebileceğinden bahsetmiştir. Bu Sadako için artık dört elle sarılacağı bir umut haline gelmiştir. Ve hemen kolları sıvıyarak kağıttan turna kuşlarını yapmaya başlar. Fakat henüz 1000 turna kuşunu ancak yarılamışken hayata gözlerini yumar. Bu hazin olay, Sadako'yu savaş mağduru binlerce çocuğun sembolü haline getirir ve Japonya' da heykeli dikilir.
Kitabın bundan sonraki kısmında ise yazar Eleanor Coerr' in çocukluğundan başlayan Japonya merakı onun ileriki yaşlarında da devam eder. Ve Japon bir arkadaşı sayesinde Japon kültürünü tanımaya ve Japonya' ya gitmeye karar verir. Bu ziyaret sırasında Sadako'nun hikayesini öğrenir ve çok etkilenir. Ve hikayeyi yazmak için kollarını sıvar.
Son derece ses getiren bu eser daha da popüler olmayı hak ediyor bence. En azından yaşanan bir insanlık dramını konu alıyor. Bu çok değerli bence. Kitap