Nevâ

Küçücük Bir Yürekteki Büyük Korku: Falaka
7/10
·116 syf.··
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 01:09
Yazar Ahmet Rasim'in çocukluk dönemine değinen bu otobiyografik eserde, bir çocuğun gözünden okul ve aile hayatına dair korkularına, heyecanlarına, coşkularına ve özlemine tanık oluyoruz. Rasim henüz 5-6 yaşlarında annesi, süt ninesi, karaanesi(bakıcı) ve hizmetlileri Dilfeza ile birlikte yaşama tutunmaya çalışan bir çocuktur. El bebek gül bebek büyüyen Rasim nihayet okula başlama çağına gelince dilden dile dolaşan medreselerdeki Hoca Efendilerin gaddarlağı ve en çok da falaka cezasından korkmaktadır. Sıkça okul değiştiren Rasim kimi zaman korkularını yersiz çıkaracak güzel anılar yaşarken, kimi zaman da en büyük korkusu olan Falaka cezasına şahit olur. Ve hep bu korkuyu küçük yüreğinde taşır. Küçük Rasim'in okul serüvenlerinin anlatıldığı bu eserde, çocukluğumuzdan tanık olduğumuz duyguları onun gözünden bir film izler gibi şahitlik ediyoruz. Eser aynı zamanda çocuk klasikleri içinde yer alıyor. Okumak isteyenlere tavsiye eder. İyi okumalar dilerim.
FalakaAhmet Rasim · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20194,420 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2026 22:11
Yaşar Kemal' in şu ana kadar okuduğum 5. kitabı. Henüz kült eseri olan İnce Memed serisini okumamış biri olarak Yılanı Öldürseler' den sonra en sevdiğim ikinci kitabı oldu. Roman, Çukurova 'nın dağ köylerinde yaşayan bir avuç delikanlının iş aramaya çıkma serüveniyle başlıyor. Büyük umutlarla yola çıkan gençler, Çukurova da ırgatlık devrinin bittiğini, çiftçilerin makinalı tarıma geçtiğini büyük bir hayal kırıklığı ile öğrenir. Fakat yine de iş aramaktan vazgeçmezler. Açlık, susuzluk, Çukurova'nın kavurucu sıcağı, sinekler ve yol arkadaşları olan Yusuf'un amansız hastalığına rağmen pes etmeden, o köy senin bu köy benim diyerek iş arar ve çeşitli maceralara atılırlar. Yine köy köy gezdikleri bir gün gençlere sofralarını ve evini açan Cennet Bacı, onlara Hüyükteki Nar Ağacı'ndan bahseder. Rivayet o dur ki ; her kim o nar ağacının altına varıp dua ederse, her türlü muradına kavuşur ve tüm dertlerinden kurtulur. O ağaç öyle bir ağaçtır ki yanına varan tüm hastalıklarından kurtulup şifaya kavuşur. Bunu duyan gençler öyle bir heveslenir ki yaz boyu tüm umutlarını o ağacı bulmaya bağlarlar. Hem kendileri hem de amansız hastalığın pençesine düşen yol arkadaşları Yusuf için... Kitabın devamında ise Hüyükteki Nar Ağacı'na giden yolda başlarından geçenler anlatılır. Özetle tadı damağımda kalan, dili ve akıcılığıyla beni etkisi altına alan bir Yaşar Kemal şaheseriyle daha tanışmış oldum. Şiddetle tavsiye eder, iyi okumalar dilerim.
Hüyükteki Nar AğacıYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 20186,2bin okunma
Türk Edebiyatı'nın adeta gizli kalmış bir cevheri...
9/10
·55 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 16:54
Ahmet Rasim'in okuduğum ilk romanı ve çok beğendim. Diliyle, kurgusuyla, özüyle, dönemini yansıtmasıyla çok başarılı bir Türk Edebiyatı klasiği. Ahmet Rasim; şair, yazar ve besteci kimliğiyle tanınan biri. Kitaptan, yazarın gözlem gücünün oldukça yüksek olduğunu ve ayrıntıları yakalama konusundaki ustalığı açık ve net bir şekilde görülebilir. Roman sadece bir kurgudan ibaret değil. Yazar romanı kurgularken ara ara karakterlerin psikolojik tahlillerinden yola çıkarak kitabın alt metinlerinde hayata ve insana dair gözlemlerini ve birçok yaşam tecrübesini aktarmış. Bunu yaparken de kurguyu ve akıcılığı sekteye uğratmadan yer yer okuyucunun durup düşünmesini sağlamıştır. Kitabın konusuna gelirsek; iki gencin son derece saf, tutku dolu, yoğun ve derin aşkı ele alınmış. Kitapta gençliğin ve ilk aşkın verdiği heyecanı, tutkuyu ve bağlılığını ve kararlılığını görüyoruz. Kitabın adı da olan Leyâl-i Iztırâb, Izdırap Geceleri anlamına gelirken kitabın tam da adına uygun olarak iki gencin tanıştıkları ilk günden; aşk, derin duygu ve düşünceler, hayal kırıklığı, büyük talihsizlikler ve sonunda büyük bir keder ile geçen gecelerine şahit oluyoruz. Yine bu gecelerden birinde ana karakterimiz Gülistan, talihsiz bir kirli oyunun içine düşer ve bu gece her iki gencin de hayatlarında geri dönüşü olmayan derin yaralar açar. Kitabın ilk başlarında Gülistan'ın saf ve temiz aşkını okurken kendi lise dönemindeki ilk aşkım ve duygularım geldi gözümün önüne. Tanıdık bir hissiyat kapladı içimi. Eminim bu okuyanlarda da olacaktır. Bazen insanın büyüdükçe duygularının ve hayallerinin de küçüldüğünü düşünüyorum. Ek olarak Ahmet Rasim'in eserlerini yeterince övmüyor ve okumuyoruz bence. Bundan sonra Falaka kitabına başlayacağım mesela. Bence Leyal-i Izdırap da ileride popülerleşip trend olacak
Edebiyat & Roman
Leyal - i IzdırapAhmet Rasim · Anonim Yayıncılık · 2009252 okunma
Gerçek bir hazin hikaye...
9/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 10:05
Gerçek bir hikayeden uyarlanan bu eserde 2. Dünya Savaşı sırasında Hiroşima'ya atılan atom bombasının sonraki dönemlerde Japon halkı üzerindeki etkileri ele alınmış. Patlamadan yaklaşık 12 sene sonra bile Japon çocuklarında lösemi vb hastalıklar ortaya çıkmaktadır. Sadako da bu çocuklardan yalnız biri. Sadako 4 çocuklu bir ailenin en büyük kız çocuğu. Neşeli, enerjik, hayalleri olan sporcu bir kız. En büyük hayali de okulun sene sonu müsabakasındaki koşu yarışına katılmak. Bunun için hemen antrenmanlara başlar. Fakat bir gün hafif bir baş dönmesi ve dikkate alınmayan bir halsizlik Sadako'yu bir haylihazin bir sürece sürükler. Sadako lösemili bir çocuktur artık. Ailesi ve arkadaşları Sadako'yu yalnız bırakmaz ve hastanede sık sık ziyaret eder. En yakın arkadaşı bir hastane ziyareti sırasında işe ona bir Japon efsanesinden bahseder. Herhangi bir dileği olan birinin origami ile kağıttan bin turna kuşu yapması durumunda dileğininin gerçekleşebileceğinden bahsetmiştir. Bu Sadako için artık dört elle sarılacağı bir umut haline gelmiştir. Ve hemen kolları sıvıyarak kağıttan turna kuşlarını yapmaya başlar. Fakat henüz 1000 turna kuşunu ancak yarılamışken hayata gözlerini yumar. Bu hazin olay, Sadako'yu savaş mağduru binlerce çocuğun sembolü haline getirir ve Japonya' da heykeli dikilir. Kitabın bundan sonraki kısmında ise yazar Eleanor Coerr' in çocukluğundan başlayan Japonya merakı onun ileriki yaşlarında da devam eder. Ve Japon bir arkadaşı sayesinde Japon kültürünü tanımaya ve Japonya' ya gitmeye karar verir. Bu ziyaret sırasında Sadako'nun hikayesini öğrenir ve çok etkilenir. Ve hikayeyi yazmak için kollarını sıvar. Son derece ses getiren bu eser daha da popüler olmayı hak ediyor bence. En azından yaşanan bir insanlık dramını konu alıyor. Bu çok değerli bence. Kitap
Roman
Sadako ve Kağıttan Bin Turna KuşuEleanor Coerr · Beyaz Balina Yayınları · 202113,4bin okunma
8/10
·86 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 15:23
Dört öyküden oluşan bu kitap sırasıyla; Yalnız Efe, Kaşağı, Diyet ve Başını Vermeyen Şehit hikayelerinden oluşmuş. Hikayelerin genel teması ise; yoksulluk, köy hayatı, sınıf farkı ve mücadelesi, Anadolu 'da yaşam, savaş, kahramanlık, vatan sevgisi, inanç ve tasavvuf şeklindeydi. Yalnız Efe' yi okurken; kitabın Ömer Seyfettin 'e ait olduğunu bilmesem kesin bunu Yaşar Kemal yazmıştır derdim. Üsluplarını bu noktada acayip benzer buldum.' 'Kaşağı' ' öyküsü ise adeta kalbimi deldi geçti diyebilirim. Çok dokunaklı bir hikaye. Çocukken Ömer Seyfettin' in kitapları hep karşıma çıkardı ama nedense hiç elime alıp okumadım. Bu da benim ayıbım olsun. Yazarın kurgusu, dilinin sadeliği ve öykülerinin akıcılığı ise çok başarılı. Kesinlikle tekrar Ömer Seyfettin okumak isterim. Kitap ilgili tek eleştirim ise Diyet ve Başını Vermeyen Şehit hikayelerinde yaralama, şiddet ve öldürme temaları geçiyor. ( Baş ve kol kesme gibi). Hikayelerin, hem tema hem de içerik olarak Çocuk klasikleri serisinde yer alması bana göre doğru değil. Ebeveynler ve öğretmenler bu konuda dikkat etmeli bence. Genel olarak ise kitabı beğendim. Okumak isteyenlere tavsiye ederim.
Edebiyat
Yalnız EfeÖmer Seyfettin · Girdap Kitap · 20208,4bin okunma