Sana desem ki: Birisi sana bir çanta verdi ve "Bu çantada paha biçilmez bir servet var. İhtiyacın olduğunda onu dilediğin gibi kullanabilirsin." dedi. Sen de çantayı aldın, içinde gerçekten bir servet mi veya bir taş mı var, yoksa boş mu diye bakmadın. Adama inandın ve çantayı açmak için ihtiyaç duyacağın anı bekledin. Sence bu yaptığın isabetli bir davranış mı?
-Tabi ki hayır. Çünkü çanta hakkında söylediğiniz tüm ihtimaller mümkün. Sonra bir dayanağı olmaksızın ona inanmam, zor günümde yeterli servetimin olduğınu zannederek tedbiri ihmal etmek olur. Belki de sözüyle yetinmeyip çantayı açsam boş olduğunu göreceğim ve gerçekten bana fayda sağlayacak olanı elde etmek için çaba sarf edeceğim.
- İşte evladım, taklit edenin hali tam olarak budur. Kıyamet günü kendisine fayda gösterecek olan iman hazinesine sahip olduğunu zanneder de çantayı açıp hakkı mı yoksa batılı mu taklit ettiğine bakmaz. Yani evladım taklit körlerin halidir. Mukallidin imanı ise çocukların imanı gibidir ve bu imanın sahibi büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır.
Ayrıca bir şüphe duyduğunda ya da kalbinden bir şüphe geçtiğinde taklit ona yetmeyecektir. Zira bu şüpheyi giderecek bir delile sahip değildir. Dolayısıyla tasdikinin derecesi düşmeye başlayacaktır.