Gün gelir de önü çiçeklerle dolu pencerenin örümcek ağlarıyla dolacağını düşünmezdim. Çünkü sanardım ki iyi bakarsam, seversem çiçekler solmazlar. Karşısına geçip neşeyle baktığım pencere şimdi Sezen’le yas içinde. Düşlenen yuva yok içeride. Hiçlik. Ne nefret ne hüzün ne umut ne sevinç. Artık bir hiçlik.
Yorgunluğuna iyi gelecek belki bir serçenin. Yahut yolu düşecek eşiğine bir karıncanın. Yağmur sızacak belki kırık yerlerinden içeriye. Umut değil.
Yağmur dolacak içi. Pervazların toprak duvardan ayrılacak, isyan edecek. Yosunlanacak, çamura bulanacak.Ve bir rüzgar yön tutacak;sararmış,dökülmüş ince bir çarşafa.
T.