Yaşam kıyısında bir tufan gibi geçiyor ömür,
Her dalga bir anıyı kıyıya vuruyor sessizce.
Rüzgâr, yorgun bir ömrün son nefesini taşır,
Gökyüzü yırtık bir perde, umut sızmıyor içeriye.
Sahi… bu pencere ne zaman güneş görecek
Ne vakit ısınacak soğuk camların ardı?
Bir çocuk sesi, bir sabah kuşu, bir gülüş belki
Kırılan ışık yeniden doğurur hayatı.
Gözlerimde eski baharların gölgesi,
Zaman, ellerimden kum gibi kaçıyor.
Ama bilirim her tufanın kalbinde
Bir sessizlik vardır, güneşi bekleyen.
Ve bir gün, o pencere açılacak ansızın,
Rüzgar, tül perdeyi gül kokusuyla savuracak.
O zaman anlayacağım;
Hiç sönmeyen umut, en karanlık gecede bile
Güneşi çağırmayı bilir.