Canı cehenneme, kalbimin çığlığını
Rüzgar sesi sanıp geçenin.
Gülüşümün ardındaki fırtınayı
Bir oyun, bir heves belleyenlerin.
Canı cehenneme, acımı ince bir kumaş gibi
Kendi rahatına göre kesip biçene.
Gözyaşımı avucunda taşır gibi yapıp
En dar yerde yüzüme dökenlere.
Aşk dedim, ateş dedim, omuz omuza yürüyüş dedim
Yazık gölgesini güneş sanıp büyüyene.
Ben yandıkça, o sıcaklık buldum sandı
Alevimi ışıkla karıştıran kör gönlüyle.
Canı cehenneme, söz verip dönmeyenin,
Dönüp de hiç kendi kusuruna aynada bakmayanın
Sevdayı bir kuş gibi özgür sanıp
Kafesini kalbime kurmaya kalkışanların.
Ve canı cehenneme, en çok da şunu bilmeyenin
Aşk, başkasının ateşinden değil
Yan yana durmaktan doğar
Kül olsan da el ele
Karanlık olsa da dip dibe