N.VTNBK

N.VTNBK
20 Aralık
55 okur puanı
Aralık 2019 tarihinde katıldı
“Artık sesini duymayacağım. Olduğum kadını, bir zamanlar olduğum çocukla bir araya getiren onun sesi, sözleri, elleri, tavırları gülüşü ve yürüyüşüydü. Geldiğim dünyayla aramdaki son bağ da koptu.”
Sayfa 64
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“Bunu ‘hak etmiş’ ya da ‘hak etmemiş’ olmasının kuşkusuz hiçbir önemi yok. Ve tüm bunların bana başka bir kadınmışım gibi yabancı gelmeye başlaması şunu hiç değiştirmiyor: Onun sayesinde, beni bu başka kadından ayıran sınıra, kimi zaman bu sınırı aşmayı düşünecek kadar yaklaştım. Zamanı tüm bedenimle bir başka türlü ölçtüm. İnsanın neler yapabileceğini, hem de her şeyi yapabileceğini keşfettim. Kendim de onlara başvurana kadar başkalarında çılgınca bulduğum yüce ya da ölümcül arzular, onursuzluk, inançlar ve davranışlar. Farkında olmadan, o beni dünyaya daha çok bağladı. Bana, ‘Benimle ilgili kitap yazmayacaksın,’ demişti. Ama ne onunla ne de kendimle ilgili bir kitap yazdım. Ben sadece onun varlığının bana kattığı şeyleri —kuşkusuz okumayacağı, ona yönelik olmayan— sözcüklere döktüm. Yapılan bağışı geri ödemek gibi bir şey. Çocukken benim için lüks, kürk mantolar, uzun elbiseler ve deniz kıyısındaki villalardı. Daha sonra, bunun entelektüel bir yaşam sürmek olduğuna inandım. Şimdi bana öyle geliyor ki lüks aynı zamanda, bir erkeğe ya da bir kadına olan tutkuyu yaşayabilmektir.”
Sayfa 51
“İnsan doğası gereği çıplak doğup çıplak ölüyordu ama üzerine giydiği giysiler, ruhunu ve kişiliğini, önceden belirlenmiş bu şekillere kurban ediyordu. Koşullanma üzerine kurulu eğitimlerden geçen insanlar kendini nasıl seçebilirdi ki. Selim tanıştığı hiçbir kişiyi gazeteci, devlet memuru, asker, profesör, zengin, yoksul gibi görmüyor, onları insan olarak algılıyordu. 
Sayfa 107
“Hiçbir suç yükleyemedikleri için kitap okumak diye bir suç icat ettiler. Cehaletin övgüsünü yapıyorlar. Örgütlü cehalet bu ülkede çok güçlü. Sorsan kabul etmezler ama hepsi doğal olarak kültür-sanat düşmanı.”
Sayfa 90
““Ol mâhiler ki deryâ içredir, deryâyı bilmezler.” Yani o balıklar ki denizin içindedir, denizi bilmezler. Bizler de bir nevi içinde yaşadığı deryayı bilmeyen balıklar gibiyiz. Belki de mutluluk sandığımızdan daha yakınımızdadır, kim bilir?”
Sayfa 373